Serra'nın her yüzü benim içimde
Serra'nın hayatını takip ederken, aslında kendi hayatımın farklı dönemlerini bir aynaya tutmuş gibi hissettim — çocukluk masumiyetinden evlilik sorumluluğuna kadar her adımda kendimi buldum. İpek Ongun'un yazısı öyle dokunuş bir şekilde ki, Serra'nın günlüğünü okurken sadece onun değil, benim de gizli defterimi açıyormuş gibi bir huzursuzluk ve rahatlık yaşadım. Özellikle zaman geçtikçe insanın değişmesi, ama içinde hep o eski kendisinin bir parçası kalması tema sı — bu beni çok derinden etkiledi, çünkü hayatın bu paradoksunu hiç bu kadar dürüst ve inceden inceye görmemiştim. Kitabı bitirdikten sonra aynaya baktığımda, Serra gibi ben de birden fazla insan olduğumu anladım, ve bu farkındalık beni çok değiştirdi.



















