Kırılgan bir hayatı anlatan, ama bazen çok ağır düşen dil
Karagülle'nin bu kitabı okurken fark ettim ki yazarın en güçlü yanı karakterin iç dünyasını açıkça gösterebilmesi — o eksiklik hissi, o yarım kalmışlık duygusunu gerçekten hissettiriyor. Ama dürüst olayım, bazı yerlerde anlatım biraz didaktik oluyor, sanki yazarın bize "şunu anlaman gerekiyor" demek istercesine. Masallar ve gerçeklik arasındaki zıtlığı vurgulama şekli etkili olsa da, aynı temayı tekrar tekrar işlemesi metni yer yer ağırlaştırıyor. Yine de, karakterin yolculuğu boyunca kullanılan dil samimi ve dokunuşu var — özellikle sessiz anları, söylenemeyen şeyleri tasvir etme konusunda yazarın eli çok iyi.






