Klasik bir eser, neden bu kadar geç keşfettim bilmiyorum.
Her gün farklı bedende. Her gün farklı hayatta. Her gün aynı kıza âşık. Uyandım. Anında kim olduğumu anlamam gerekti. Mesele sadece bedenim de değil… gözlerimi açtığımda kolumun renginin açık mı koyu mu olduğu, saçımın uzun mu kısa mı olduğu, şişman mı zayıf mı olduğum, kız mı erkek mi olduğum, yara bere içinde mi yoksa pürüzsüz mü olduğum… Her sabah farklı bir bedende uyanıyorsanız, vücut en kolay alışılan şey. Kavraması güç olabilen ise bedenin önceden yaşamış olduğu hayat. Her gün başka biriyim. Ben, kendimim; kendim olduğumu biliyorum ama ayrıca başka biriyim de. Hep böyle olageldi. “Yepyeni, eşsiz, komik ve canınızı acıtacak kadar dürüst. Levithan, insanın kendisi gibi hissedememesi ve nereye ait olduğunu bilememesine dair ikilemi müthiş bir şekilde kaleme almış. Bu kitabı okumakla kalmadım, âdeta içime çektim.” Jodi Picoult, #1 New York Times çoksatan yazarı “Levithan, okuyucuları ele geçirecek, karşı konulmaz bir eser yaratmış… Her Gün, bir üslup denemesi ve hayal gücü deneyi…” Booklist A’nın arkadaşı yok. Ebeveyni yok. Ailesi yok. Mülkü yok. Evi bile yok. Çünkü her gün başka birinin bedeninde uyanıyor. Her sabah farklı bir yatak. Farklı bir oda. Farklı bir ev. Farklı bir hayat. Rhiannon’la tanıştığı anda ona âşık olan A için, gece çöktüğünde her şey sona ermiştir. Çünkü hiçbir zaman bir insanın bedenine ikinci kez girememektedir. Ancak A, genç kızı aklından çıkaramayınca ve Rhiannon onun yaşama sebebi haline gelince her gün, farklı hayatlar yaşamış farklı bedenlerde ona geri dönmeye çalışacaktır. Bir de onu aşkına inandırmaya… New York Times çoksatanı School Library Journal, 2012’nin En İyi Gençlik Kitabı Kirkus Reviews, 2012’nin En İyi Gençlik Kitabı Booklist, 2012’nin En İyi Gençlik Kitabı Amazon, 2012’nin En İyi Kitabı Barnes & Noble, 2012’nin En İyi Kitabı 2012 Cybils Genç Blogger’ların Edebiyat Ödülü Finalisti YALSA, 2013’ün En İyi Gençlik Kitapları Seçkisi Amerikan Kütüphaneler Birliği, 2013’ün En İyi Gençlik Kitabı 2013 Lambda Edebiyat Ödülü Finalisti “Yılın en yaratıcı gençlik romanlarından biri.” OUT Magazine “İçinden zekâ taşıyor. Levithan sadece ustaca şaşırtmacalarla değil; A’nın zorluklarla edindiği yalnızlık, kimlik ve sevgiye dair bilgeliklerle de elinden bırakamayacağınız bir roman kaleme almış. ‘Sadece bir günlüğüne dahi olsa ben değil de sen olmak nasıl olurdu?’ sorusunu cevaplayarak bir zorbaya bile empati öğretmesi mümkün.” Entertainment Weekly “Levithan’ın bilinçli, analitik üslubu, kurguyla bire bir örtüşüyor. Aşk, özlem ve insan doğasına dair derin düşünceleri A’nın yolculuğunda vücut buluyor. Okuyucular, yazarın şiirsel kelime oyunları ve ahenkli üslubuyla tazelenecekler. İnsanı büyüleyen, düşüncelere sevk eden ve sevginin fiziksel görünüşü ve cinsiyeti aştığını hatırlatan bir kitap.” Kirkus Reviews “Eşsiz olduğu kadar çekici bir roman… Gençler, A’nın ziyaret ettiği bedenler ve karşılaştığı ikilemlere dair düşüncelerini merakla okuyacaklar. Levithan aile içi dinamikleri, ilişkileri, önyargıları ve cinselliği cesurca ele almış.” VOYA “Levithan’ın empati yeteneğini gözler önüne serdiği gibi, mutluluk ve gerçek aşka dair iyimserlik dolu kısımlar keyifle okunuyor.” New York Times Book Review “Komik ve aşkın ta kendisi gibi… ihtişamlı bir kitap.” Los Angeles Times “Levithan bir edebiyat dehası. Üslubu müthiş… gerçekten kusursuz. A’nın sürekli değişen bir dünyada aşkı sonsuz kılma yolculuğuna herkes tanık olmalı.” Romantic Times “Öykünün her adımı okurlara gerçek gelecek ve güçlü duygular hissettirecek. Özellikle de aşkın doğasına dair konuşturacağı kesin...” School Library Journal “Levithan okuyucuları ele geçirecek, karşı konulamaz bir eser yaratmış… Her Gün, bir üslup denemesi, hayal gücü deneyi ve okurların başka birinin, tam olarak A’nın hayatını ziyaret etmeleri için kaçırılmaması gereken bir fırsat.” Booklist “Yüreğinizi burkacak en harika aşk hikâyesi; yüreğinizi burkacak (ve iyileştirecek) en muhteşem hayat hikâyesi.” Lauren Myracle, New York Times çoksatan yazarı “Bir yuvaya ve sevgiye –ki ikisi de aynı şeydir– asla erişemeden, her gün başka biri olan, sonsuza dek bir kısır döngüye hapsolmuş ‘A’ da Uçan Hollandalı ve diğer lanetlenmiş gezginler arasında yerini alıyor. Bir avarenin gezi günlüğü gibi başlayan bu sürükleyici kitap, uzanıp empatiye kollarını doluyor ve felsefeyle çınlayan bir romana dönüşüyor.” Virginia Euwer Wolff, National Book Award ödüllü yazar “Levithan’ın sıradışı hikâyesi, gençleri, ruhun özünün değişmezliğini düşünmeye sevk edecek. A, on altı yıl boyunca ziyaret ettiği binlerce yaşamdan edindiği bilgelikle inanç, aşk, rüyalar ve ölümden bahsediyor ve insanların birbirinden aslında hiç de farklı olmadığını bizzat kanıtlıyor.” Shelf Awareness
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
'Her Gün', her sabah farklı bir bedende uyanan 'A' adlı bir varlığın hikayesini anlatıyor. 'A', her gün farklı birinin hayatını yaşarken, duygusal bağlar kurmaya çalışır. Bir gün Rachel adında bir kızla tanışır ve ona aşık olur. 'A', Rachel’a olan sevgisini korumak için, her gün farklı bir bedenle yaşamaya devam etmesine rağmen, onun hayatına dahil olmanın yollarını arar. Roman boyunca, 'A'nın yaşadığı bedenler arasındaki farklılıklar, insan ilişkilerinin değişkenliği ve aşkın doğası üzerine derin bir sorgulama yürütülür. 'A'nın Rachel ile olan ilişkisi, onun kimliğini bulma yolculuğunda önemli bir yer tutar. Sonunda, 'A'nın Rachel'a olan sevgisi, onun için her şeyden daha önemli hale gelirken, okuyuculara aşkın ve insan kimliğinin karmaşıklığı üzerine düşündürücü bir anlatı sunar.
David Levithan'ın 'Her Gün' romanında, kimlik, aşk ve varoluş temaları derinlemesine işleniyor. Roman, her gün farklı bir bedende uyanan bir varlık olan 'A'nın perspektifinden anlatılıyor. 'A', her gün farklı bir kişinin hayatını yaşarken, insan ilişkilerinin doğasını sorguluyor. Aşkın geçici ve değişken doğası, bireyin kimliğini nasıl etkilediği gibi konular, Levithan’ın eserinde sıkça işleniyor. Bu değişim, okuyucuda hem merak hem de empati uyandırırken, aşkın ve insan ilişkilerinin ne denli karmaşık olduğunu gözler önüne seriyor. Roman, aynı zamanda bireyin kendini bulma yolculuğuna dair derin bir sorgulama sunuyor ve okuyucuları yaşamın geçiciliği üzerine düşündürüyor.
'A' karakteri, romanın merkezinde yer alır ve her gün farklı bir bedende uyanarak insan deneyimlerini yaşar. Bu karakter, bir yandan çok sayıda kişinin hayatına dokunurken, diğer yandan kendi kimliğini bulma çabası içerisindedir. 'A'nın varlığı, bireysel kimliğin ne denli esnek olabileceğini gösterir. 'A', her yeni bedenle birlikte farklı duygular ve düşünceler deneyimler, bu da onu oldukça empatik bir karakter haline getirir. 'A'nın Rachel’a duyduğu aşk, onun içsel çatışmalarını ve aşkın doğasını sorgulamasını tetikler. Roman boyunca 'A', sevgi, kayıp ve öz kimlik arayışı gibi evrensel temalarla yüzleşirken, okuyuculara derin bir içsel yolculuk sunar.
'A' karakterinin her gün farklı bir bedende uyanması, psikolojik olarak kimlik krizini ve varoluşsal sorgulamayı temsil eder. Bu durum, 'A'nın duygusal bağlar kurma isteği ile kendi varoluşunu sorgulaması arasında bir gerilim yaratır. 'A', her yeni bedenle birlikte farklı deneyimler yaşarken, bu durum ona empati yeteneği kazandırır. Aynı zamanda, 'A'nın Rachel ile olan ilişkisi, öz kimlik ve bağlılık arayışını derinleştirir. 'A'nın sevgiye duyduğu ihtiyaç, onu daha insani kılar, ancak aynı zamanda sürekli bir kayıptan da bahseder. Bu durum, okuyucunun 'A'nın içsel çatışmalarını anlamasını kolaylaştırarak, insan deneyiminin karmaşıklığını gözler önüne serer.
'Her Gün', varoluş, kimlik ve aşk konularında derin felsefi sorgulamalar sunuyor. 'A'nın her gün farklı bir bedende uyanması, bireyin kimliğinin ne kadar değişken olduğunu sorgulamamıza neden oluyor. Kimlik, yalnızca fiziksel varlıkla mı sınırlıdır, yoksa insanın düşünceleri ve duyguları ile mi şekillenir? Roman, aşkın geçiciliği ve insan ilişkilerinin doğası üzerine düşündürüyor. 'A'nın Rachel’a olan aşkı, varoluşsal bir bağlılık arayışı olarak ortaya çıkıyor. Bu bağlamda, okuyuculara aşkın öznel doğası ve insan deneyiminin geçiciliği hakkında derin bir düşünsel yolculuk sunuyor.
David Levithan'ın 'Her Gün' romanı, modern edebiyatın önemli bir parçası olarak kabul edilir. 21. yüzyılda genç yetişkin edebiyatında artan çeşitlilik ve cinsiyet kimliği konularına yönelik ilginin artması, bu eserle birleşiyor. Roman, özellikle LGBTQ+ temalarını işlerken, toplumdaki cinsiyet ve kimlik anlayışına meydan okur. Levithan'ın yazım tarzı, modern gençlik edebiyatının dil ve anlatım biçimlerinin evrimi ile paralellik gösteriyor. Bu bağlamda, 'Her Gün' yalnızca bir roman değil, aynı zamanda çağdaş sosyal değişimlerin ve toplumsal normların sorgulandığı bir eser olarak da öne çıkıyor.
Bu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Klasik bir eser, neden bu kadar geç keşfettim bilmiyorum.
Yazarın diğer kitaplarını da merak ettirdi.
Bir solukta okudum, çok zamanım yoktu ama bitirmeden duramadım.
İçerik eklemek için giriş yap.
“Yalnız kalma korkusuyla baş edilemediği için yanlış insanla birlikte olma korkusuna katlanmak. Şüpheyle lekelenmiş umut, umutla lekelenmiş şüphe.”
“Mutluluk, çok nadir söylediğim bir kelimedir çünkü benim için geçicidir.”
“Anlamaya çalışmaktan uzun bir süre önce vazgeçtim.”
İçerik eklemek için giriş yap.
A'nın her gün farklı bedende uyanması, kimliğin sabit olup olmadığını sorgulatıyor. Sizce kimlik, deneyimlerle mi şekillenir yoksa doğuştan mı gelir?
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Aynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri
“Mutluluk, çok nadir söylediğim bir kelimedir çünkü benim için geçicidir.”
“Anlamaya çalışmaktan uzun bir süre önce vazgeçtim.”
“Anlamaya çalışmaktan uzun bir süre önce vazgeçtim.”
“Yalnız kalma korkusuyla baş edilemediği için yanlış insanla birlikte olma korkusuna katlanmak. Şüpheyle lekelenmiş umut, umutla lekelenmiş şüphe.”
“Mutluluk, çok nadir söylediğim bir kelimedir çünkü benim için geçicidir.”
“Yalnız kalma korkusuyla baş edilemediği için yanlış insanla birlikte olma korkusuna katlanmak. Şüpheyle lekelenmiş umut, umutla lekelenmiş şüphe.”