Ritim ve Sessizlik Arasında Dalgalanmak
Erdoğan'ın yazısı beni en çok temposuyla yakaladı — kısa, keskin cümleler ardından uzun, nefes alan pasajlar var, sanki kendi içinde bir soluk alıp verme ritmi var kitabın. Sayfalar arasında hızlı ilerliyorsun ama hiç acele etmiş hissetmiyorsun, çünkü her bölümde yazarın sesini duymak için dur diye çağırıyor seni. Özellikle ilişkilerin anlatıldığı yerlerde bu akıcılık çok etkili — duygular fırlamıyor, aksine yavaş yavaş sızıyor içine, tıpkı kitap kapağında anlatılan o lekeler gibi. Böyle bir ritim tutturabilmek zor, Erdoğan bunu başarmış ve bu yüzden kitabı bir oturumda bitirmek imkânsız olmasa da duramamışsın.












