İlk 60 sayfada kitabın ismi neden İbn-i Haldun olmuş diye ciddi ciddi düşünmeye başladığım kitap 🤭 Neden peki? Yazar İbn-i Haldun haricinde onun çevresinde geçen her konuya uzun uzun ve çok fazla akademik dille değindiği için. Bulunduğu coğrafyayı, çevresindeki ülkeleri, o dönemki taht kavgalarını vs. Bence kısa bir özet geçmesi gereken açıklamaları gereksiz harita görselleri ve çok fazla detay vererek açıklamış 🤷🏼♀️ Benim gibi eline aldığı kitabı bitirmeye takıntılı biri değilseniz kitabı başlarda bırakmanız büyük ihtimal. Kullandığı dil, akışta anlattığı kişiler öyle ayrıntılıydı ki tarih profesörü bir kişi okusa yine bocalardı diye düşünüyorum 🤭 İbn-i Haldun sosyolojinin kurucusu olarak bilinen çok bilgili islam alimlerinden biri. Yıllar önce Mukaddime isimli eserinin çok sadeleştirilmiş bir versiyonunu okumuştum ve çok beğenmiştim. Bana tarih alimi gibi değil de daha çok fen bilimleri alimi gibi gelmişti. Düşüncelerinin şimdi bile modern İslami çerçevede değerlendirileceğini düşünüyorum. Taa 14. yüzyılda bu kadar cesur yazmış olması bence takdir edilesi. Bildiğim kadarı ile Mukaddime'nin orjinali 3 kitap ve 7 ciltten oluşuyor. Çok kısa özet gibi bir kitabını temin edebilirseniz okumanızı tavsiye ederim. Bu kitaba gelince kesinlikle tavsiye etmiyorum 🙈 Dili ağır, akış sıkıntılı ve İbn-i Haldun'u iyi anlatamadığını düşünüyorum 🙈 Kitabın sonunda yer alan İbn-i Haldun sözleri; ✨️Coğrafya kaderdir. ✨️Merhamet, masum olduğu için her kalbe misafir olmaz. ✨️İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur. ✨️İlim bir kuyu, tartışma ise onun kovası gibidir. ✨️İnsan beyni değirmen taşına benzer. İçine yeni bir şeyler atmazsanız, kendi kendini öğütür. ✨️Şehirlerin de bir ruhu vardır. Bir şehirde yaşayan insanlar zamanla yaşadığı şehrin ruhuyla karakteristik açıdan özdeşleşirler.














