İki Şehrin Hikayesi, 1789 Fransız Devrimi’nin eşiğinde, Paris ve Londra’da geçen bir hikaye ile başlar. Roman, Charles Darnay’ın aristokrat bir aileden gelmesine rağmen, devrimci fikirler peşinde koşarak Fransa’dan Londra’ya kaçmasını konu alır. Bu süreçte, Darnay’ın geçmişiyle yüzleşmesi ve ailesinin karanlık geçmişini anlaması gerektiği ortaya çıkar. Diğer yandan, Sydney Carton’un Darnay’a duyduğu derin aşk ve onun hayatını kurtarma çabası, romanın dramatik merkezini oluşturur. Carton’un kendi hayatında yaşadığı pişmanlıklar ve fedakarlıkları, hikayeye duygusal bir derinlik katar. Devrim sırasında yaşanan kaos, intikam ve adalet arayışları, karakterlerin kaderlerini birbirine bağlarken, Dickens, toplumsal değişimlerin bireyler üzerindeki etkisini de gözler önüne serer. Sonuç olarak, roman, sevgi, fedakarlık ve insanlığın karanlık yönleri üzerine düşünmeye sevk eden bir yapıdadır.