Hume'un İnsan Paradoksu
Hume'un insanı analiz ederken kullandığı yaklaşım çoğu zaman beni çıkmazda bırakıyor — bir yandan impressionlarımız ve geçmiş deneyimlerimiz tarafından şekillendiğimizi kabul etmesi makul geliyor, ama öte yandan bu determinizm içinde nasıl kişilik, karakter diye bir şeyden bahsedebileceği net değil bana. Kitapta insanın ahlaki karakterinin oluşumunu açıklarken, Hume sanki insan iradesini sürekli dışsal faktörlere teslim ediyor, bu da karakterin gerçekten 'geliştirilip' değiştirilip geliştirilebilir bir şey olup olmadığı sorusunu muğlak bırakıyor. Felsefi titizliği saygı duyulası ama kimi yerlerde çok soyut kalıyor, gündelik yaşamda insanların nasıl gerçekten değişip büyüdüğünü anlamaktan ziyade, bunu açıklamakta zorlanıyor.




















