Çığlığın Şiirsel Hali
Kamyon'u okurken kendimi bir çılgın monologun içinde buldum — her satırda bir başka çöküntü, bir başka isyan var ve bunu okuduğumda garip bir şey hissettim: sayfalar seni çekiyor ama aynı zamanda rahatsız ediyor. Yazar, kontrolsüzlüğü ve çaresizliği o kadar samimi anlatıyor ki, bazen insan bunun gerçek bir ağlama çığlığı mı yoksa stilize edilmiş bir performans mı olduğunu ayırt edemiyorsun. Beni en çok etkileyen, bu kaos içinde gizli bir sevgi talebinin olması — "Sevin beni diye" diyen birisinin ne kadar yalnız olduğunun fark edilmesi. Ama açıkçası, bu yoğunluk uzun vadede biraz tüketici oldu benim için; güzel ve acı ama sürekli aynı frekansta çığlık atmak başa ağırlaştı.












