Spengler'in İrade Portresi
Spengler bu kitapta bir karakter çiziyor aslında — modern insanın, kendi çöküşünü seyreden ama bunu kaderle kabullenmiş bir figürün portresini. Okurken fark ettim ki o, siyasetçileri, entelektüelleri, kitleleri bir tür pasif kahramanlar olarak görüyor; hiçbiri gerçekten karar vermiyor, hepsi tarihsel kuvvetlerin esiri. Beni çok sarsan şey, Spengler'in kendisinin de bu çöküşün içinde olduğunu bilmesi, yine de uyarılar vermesi — sanki karakteri yazardan ayrılmış, bağımsız bir irade haline geliyor. Batı insanının bu çaresizliğini bu kadar açık, bu kadar ürküdücü bir şekilde görmek, insanı kendini sorgulamaya sürüklüyor.








