Mânevî yaşamı bugün âdeta bir çöle dönüşmüş günümüz Türkiye’sinde, bir modern zamanlar Râbia’sı olan Cemâlnur Sargut Hanımefendi, tasavvuf irfânına olan derin vukûfiyeti, tükenmez aşkı ve bilgisiyle karşımıza çıkmaktadır. Elinizdeki kitap; tasavvufî geleneğin, Ahmed Rifâî, Kenan Rifâî, Meşkûre Sargut ve Sâmiha Ayverdi tezgâhlarından geçerek, zikir ve sohbetle kemâle ermiş bir Allah âşıkı, bir Resul sevdalısı ve dört büyük yolun sadık bir izleyicisi olan bu bilge hanımefendiyle yapılan ve saatler süren bir söyleşinin meyvesidir. Cemâlnur Sargut’la gerçekleştirilen bu sohbetlerde, Efendimiz’den, tevhîdin sırlarından, semânın hakîkatinden, Ahmed Rifâî Hazretleri’nin o muazzam dünyasından, Rifâîlik, Kadirîlik, Şâzelîlik ve Mevlevîliğin gürül gürül çağlayan inisiyatik ırmaklarından, Kenan Rifâî ve sadık izleyicilerinden, yolun esaslarından, kavram ve olgulardan bahsedildi... Sadık Yalsızuçanlar
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Cemalnur Sargut'un 'Kenan Rifai ile Aşka Yolculuk' adlı eseri, aşkın derinliklerine inen bir keşif yolculuğudur. Kitap, Kenan Rifai'nin öğretileri eşliğinde, aşkın sadece bir duygu değil, aynı zamanda bir manevi deneyim olduğunu vurgular. Yazar, aşkın özünü, insan ruhunun derinliklerindeki yansımalarını ve ilahi olanla olan bağlantısını irdeler. Okuyucular, aşka dair farklı bir bakış açısı kazanırken, Rifai'nin felsefesi sayesinde ruhsal bir yolculuğa çıkarlar. Eserde, aşkın çeşitli yönleri ele alınmakta; sevgi, özlem, bağlılık gibi kavramlar derinlemesine işlenmektedir. Sargut, okuyucuya aşkın hem bireysel hem de evrensel boyutlarını anlamaları için ilham verirken, bu yolculuğun sonunda aşkın gerçek anlamını keşfetme fırsatı sunar.
Kitap, aşka ve sevgiye dair derin bir yolculuğu ele alırken, insan ruhunun manevi boyutlarına da ışık tutmaktadır. Cemalnur Sargut, Kenan Rifai'nin öğretileri üzerinden, aşkın insan hayatındaki yerini ve önemini sorgular. Bu çerçevede, aşkın sadece romantik bir duygu değil, aynı zamanda ruhsal bir olgu olduğunu vurgular. Yazar, okuyucuya aşkın özünü, onun ilahi boyutunu ve insanın içsel yolculuğundaki rolünü keşfetmesi için rehberlik eder. Böylece, okuyucular, aşkın varoluşsal bir deneyim olduğuna dair yeni bir bakış açısı kazanır. Kitap, aşkı bir hedef değil, bir süreç olarak ele alarak, okuyucularını bu yolda düşünmeye ve sorgulamaya teşvik eder.
Bu eser, belirli bir karakter etrafında şekillenmekten ziyade, Kenan Rifai'nin öğretisini ve felsefesini merkeze alır. Ancak, Kenan Rifai'nin manevi kimliği ve kişiliği, eserin ruhunu oluşturur. Rifai, derin bir bilgeliğe sahip bir sufi olarak, aşkı ve onun evrensel boyutlarını anlatan bir figürdür. Kitapta, onun yaşamı ve düşünceleri üzerinden, aşkı anlamaya yönelik bir perspektif sunulmaktadır. Yazar, okuyucunun bu karakterle bağlantı kurmasını sağlar; böylece Rifai'nin düşünceleri, okuyucu için kişisel bir deneyim haline gelir.
Kitap, aşkın psikolojik boyutlarını da ele alır. Aşk, insanın iç dünyasında önemli bir yere sahiptir ve bu duygunun ortaya çıkışı, bireyin psikolojik gelişimiyle doğrudan ilişkilidir. Cemalnur Sargut, Kenan Rifai'nin öğretileri aracılığıyla, aşkın insanın ruhsal sağlığı üzerindeki etkilerini inceler. Aşk, bireyin kendini gerçekleştirmesi, öz değerini fark etmesi ve ruhsal bir bütünlük elde etmesi açısından kritik bir rol oynar. Bu bağlamda, kitabın okuyucuları, aşkın nasıl bir motivasyon kaynağı olabileceğini ve psikolojik olarak nasıl bir dönüşüm sağlayabileceğini keşfeder.
Eser, aşkın felsefi boyutlarını da derinlemesine irdelemektedir. Cemalnur Sargut, Kenan Rifai'nin düşünceleri üzerinden, aşkı varoluşsal bir mesele olarak ele alır. Aşk, insanın kendisiyle, diğerleriyle ve ilahi olanla olan ilişkisini şekillendirir. Bu bağlamda, aşkın varoluşsal bir sorgulama aracı olarak kullanılması gerektiği vurgulanır. Sargut, okuyucularını aşkın doğası üzerine düşünmeye teşvik ederken, aynı zamanda bu duygunun insan hayatındaki yeri hakkında derin bir felsefi tartışma sunar.
Kenan Rifai, 20. yüzyılın önemli sufi düşünürlerinden biridir ve eser, onun tarihsel bağlamını da göz önünde bulundurarak yazılmıştır. Rifai'nin yaşadığı dönem, İslam düşüncesi ve tasavvufun yeniden canlandığı bir süreçtir. Cemalnur Sargut, Rifai'nin öğretilerini aktarırken, onun tarihsel arka planını ve dönemin ruhunu gözler önüne serer. Bu bağlamda, aşkın, tasavvuf düşüncesindeki köklü yerini ve Rifai'nin bu felsefedeki katkılarını anlamak, okuyucular için önemli bir perspektif sunar.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Aynı kitabın farklı yayınevi ve yıllardaki baskıları
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
1952'de İstanbul'da mutasavvıf bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. Üniversite eğitimini kimya mühendisliği dalında tamamlamıştır. Gençliğinde felsefeye ilgi duyan Sargut, büyük felsefecilerin hayâtını incelemişse de bu ilmin yaşanamayan bir ilim olduğu kanaatına varınca Mevlânâ'ya yönelmiştir. Hocası Sâmiha Ayverdi'nin etkisinde kalarak Kur'ân-ı Kerîm ve karşılaştırmalı Mesnevî çalışmalarına ba şlamış, 24 yaşında gençlerle başladığı Mesnevî çalışmalarıyla geniş çevreye hitâp etmiştir. Araştırmacı yazar Sadık Yalsızuçanlar'ın ifâdesiyle bugün bir modern zamanlar Râbia'sı olan Cemâlnur Sargut, tasavvuf ilimine vakıftır. Tasavvufî geleneğin, Ahmed er Rifâî, Ken'an Rifâî, Meşkûre Sargut ve Sâmiha Ayverdi etkisinde kalan Sargut, tasavvuf araştırmalarının yanı sıra Mevlânâ, Abdülkâdir Geylânî, İbn-i Arabî, Mısri Niyâzî, Cîlî, Şems ve Sultan Veled gibi büyük mutasavvıfların yorumlarıyla Kur'an-ı Kerîm sûrelerini açıklayan eserler yazmıştır. Ayrıca halka açık Mesnevî, Füsusu'l Hikem ve Tasavvuf dersleri ve sohbetleri yapmaya devam etmektedir. İnsanların kadın, erkek, din, mezhep, meşrep, kıyafet farkı gözetmeden, farklı olanı değiştirmeye çalışmadan, birlikte hoşgörü içinde yaşamayı ve yaşatmayı hedefler. Cemalnur Sargut, 20 yıl kimya öğretmeni olarak görev yapmıştır. Hocası Sâmiha Ayverdi tarafından 1966 yılında kurulmuş olan Türk Kadınları Kültür Derneği'nin (TÜRKKAD) İstanbul Şubesi Başkanlığı görevini yürütmektedir. TÜRKKAD, Cemâlnur Sargut'un liderliğinde tasavvufun kişi ve toplumların ortak dili, ortak nefesi olabileceği inancıyla her kesimden bilim, kültür ve sanat insanını, manevî şahsiyeti ve her düzeyden dinleyiciyi bir araya getiren uluslararası sempozyumlar düzenlemektedir. Bu konferanslarda ilmi hal, ibadeti aşka yolculuk olarak gören İslâm tasavvufunun günümüz sorunlarına getirdiği çözümler ele alınmaktadır. Sargut, hocasının bu konudaki anlayışının insanlık âlemine tanıtmak amacıyla 2000 yılından beri dersler verdiği A.B.D.'nin North Carolina Üniversitesi'nde 2009 yılında bir İslâm kürsüsü kurmuştur. İkinci bir İslâm kürsüsü de Çin'de Pekin Üniversitesi'nde kurulmuştur. Bu çalışmalarının ortak amacı, öğrencilerin İslâm'ın yaşam şekli olan tasavvuf eğitimini yaşayışları ile örnek olan hocalardan almalarını sağlamaktır. İslâm’ın hakîkatinin tanıtılması için Doğu ve Batı arasında mânevî bir köprü kurulmasına önderlik etmeyi hedefleyen çalışmalarıyla tanınmaktadır.
Cemalnur Sargut sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri











