Boşluk Doldurulmamış Kalıyor
Yazarın kendini kaybetme ve yaratıcı sürecin travmasını anlatmak istediği anlaşılıyor ama bu tema o kadar yüzeysel ve tekrarlı işleniyor ki okuyucu olarak ben de yazarla birlikte o boşluğu hissediyorum—ama ilginç bir şekilde değil, sıkıcı bir şekilde. Deprem metaforu, kaybolmuş yazılar, titremeyen eller... hepsi birbirini takip ediyor ama hiçbiri beni derinden sarslamıyor, sadece mutsuz bir yazarın monoloğuna katlanıyorum gibiyim.













