Kırık Mızrak, sevginin suç sayıldığı bir dünyada Arvas’ın içsel yolculuğunu anlatıyor. Arvas, aşkı ve bağlılığıyla birlikte gelen toplumsal baskılarla yüzleşirken, her adımında izleniyor ve sorgulanıyor. Bu baskılar, onun ruhunda derin yaralar açıyor.
Olay örgüsü, Arvas’ın aşkı uğruna verdiği mücadele ile başlıyor. Aşkı, onu hem özgürleştirirken hem de hapseden bir unsura dönüşüyor. Arvas, kırık mızrağıyla bu karmaşık duygularla baş etmeye çalışırken, sessizlik içinde kayboluyor.
Doruğa ulaştığında, Arvas’ın içsel çatışmaları açığa çıkıyor ve bu durum, onun hayatında kalıcı değişimlere yol açıyor. Sonuç olarak, Arvas, aşkın ve sevginin bedelini ödemeye razı bir karakter olarak karşımıza çıkıyor.