Lecter'in Doğuşu ve Ahlaki Boşluk
Harris, seri katilin psikolojisini anlamaya çalışan bir ajanın kendi zihninde oluşan kötülükle yüzleşmesini çok iyi kurgulamış; ama benim için kitabın asıl gücü Lecter'in ortaya çıkışında değil, Graham'ın bu "aynalama" deneyiminde yatıyor—insan zihninin ne kadar çabuk karanlığa adapte olabileceğini görmek rahatsız edici. Tek sıkıntım, Lecter'in karakterinin biraz mitolojikleştirilmesiyle, onun gerçekçi bir kötülük portresi yerine neredeyse efsanevi bir figüre dönüştürülmesinin kitabın psikolojik derinliğini az da olsa zayıflattığı.







