Bir Aile Dramının İçinde Boğulmak
Kızılcık Dalları'nı okurken kendimi o dar, boğucu ev ortamında mahsur kalmış hissettim — sanki ben de Selma'nın yerinde idim. Güntekçin sıradan görünen bir aile çatışmasını yazarken, her cümlede bir yara açması, karakterlerin sessiz acılarını bu kadar derinden göstermesi beni derinden sarıldı. Özellikle o bastırılmış duygular, söylenemeyen sözler arasında kalan boşluklarda çok şey anladığımı hissettim. Kitabı bitirdikten sonra günlerce o hazneli atmosfer üzerimde kaldı, sanki ben de bir çıkmazdan kurtulamayan birisi gibi hissettim kendimi.












