Sevgi basit ama yoğun
Köpük'ün gözünden anlatılan bu hikâye beni beklediğimden farklı bir yerde yakaladı — ne tamamen duygusal bir ağlama sesine, ne de şirin bir evcil hayvan öyküsüne dönüşmedi, bunun yerine sıradan günlerin içinde saklı olan bir bağlantının derinliğini gösterdi. Kadın ve köpek arasındaki ilişkiyi okurken kendi hayatımdaki sessiz anları, sözsüz sevgiyi sorgulamaya başladım, ama aynı zamanda bazı bölümlerde tekrarlayan ritüellerin monotonluğu beni biraz sıktı, sanki aynı şeyin farklı açılardan anlatıldığını hissettim. Yine de kitabın en güzel tarafı budur belki de — ne kadar basit olursa olsun, birlikte yaşamak, birbirini beklemek, ölümün gelmesini bilmek üzere sevmek… bu kadarı bile insanı değiştirebiliyor.

















