Kitle iletişim araçları uzun zamandır dünyayı ve kendimizi nasıl deneyimlediğimizi şekillendiren güçler olarak kabul edilmekteler. COVID-19 dünyamızı ve günlük yaşamlarımızı algılama biçimi üzerine derin etkisi olan küresel bir sağlık krizi yarattı. Küresel salgınlar, doğal afet veya trajedilerden farklı olarak, tek bir yerle veya bir grup kurbanla sınırlı olmayıp, öngörülemeyen travmalar yaratma potansiyeline sahipler; sevdiklerini yitirmek, sağlık hizmetlerine erişememek zoraki tecrit altında tutulmak bireyleri doğal olarak çok kötü etkiliyor. Kriz dönemlerinde, yanlış-eksik bilgilendirme ve aşırılık, gündemi belirlemede birbirlerini karşılıklı olarak beslerler; halbuki kamuoyunun en çok doğru bilgilenmesi gereken zaman da kriz dönemleridir zira bu süreçte komplo teorileri, histeri, nefret, yalan haber her zamankinden çok pompalanır. Bilimsel bilgi akışı durduğunda, gedikleri klişeler, önyargılar, spekülasyonlar ve nefret söylemi doldurur. Son günlerde, dünyanın en büyük sosyal medya platformları, COVID-19 hakkında yayılan sahte raporlar, hack girişimleri ve açık yalanlarla mücadele ediyor. Google ve Facebook, yanlış bilgilerle başa çıkabilmek için yeni önlemler aldı. BBC ve Kanal 4 gibi medya kuruluşları da enformasyon denetim siteleri kurdular. Çevrimiçi ortamda dolaşan enformasyon miktarının fazlalığı ile yanlış bilgide artış, eleştirel düşünme ihtiyacını vurguluyor. Medya, toplumlarımızda karşılaştığımız eşitsizlikler hakkında farkındalık yaratılmasına öncülük edip, toplumun hastalıklarım açığa vurabilecek bir ayna tutma kapasitesine sahip. Bunu da sosyal değişimin bir aracı olarak, insan haklan temelli habercilik yaparak, adaletsizliklere karşı güçlü bir baskı grubu oluşturarak gerçekleştirebilir. Yasemin Giritli İnceoğlu
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Koronavirüs Günlükleri, Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu'nun Covid-19 pandemisi sürecinde yaşadığı deneyimleri ve gözlemleri içeren bir anı kitabıdır. Yazar, 2020 yılının Mart ayından itibaren, evde geçirdiği süre boyunca düşüncelerini ve duygularını günlük formatında kaleme alır. Günlüklerinde, pandeminin getirdiği belirsizlik, sosyal izolasyon ve kaygı gibi duyguları içten bir dille ifade ederken, aynı zamanda umut ve dayanışma temalarını da vurgular. Giritli İnceoğlu, bu süreçte yaşadığı içsel çatışmalar, sevdiklerinden uzak kalmanın getirdiği yalnızlık ve toplumsal değişimlerin birey üzerindeki etkilerini aktarır. Kitap, okuyuculara sadece bir bireyin değil, toplumun genel ruh halinin de bir yansımasını sunarak, herkesin bu zorlu dönemden nasıl geçtiğine dair derin bir bakış açısı kazandırır.
Koronavirüs Günlükleri, dünya genelinde yaşanan Covid-19 pandemisinin bireysel ve toplumsal yansımalarını ele alarak, insanlık durumuna dair derin bir bakış sunuyor. Yazar, pandeminin getirdiği belirsizlik ve kaygılarla dolu günleri, kişisel deneyimleriyle harmanlayarak okuyucuya aktarıyor. Bu süreçte insan ilişkileri, yalnızlık, dayanışma ve hayatta kalma mücadelesi gibi evrensel temalar öne çıkıyor. Giritli İnceoğlu, günlüklerini kaleme alırken, hem bireysel ruh halini hem de toplumun genel psikolojisini inceliyor; bu bağlamda, insanın doğayla olan ilişkisini sorgulayan bir bakış açısı geliştiriyor. Kitap, okuyucuya sadece bir dönem tanıklığı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda yaşanan süreçlerin derinlemesine bir değerlendirmesini yaparak, insanlığın geleceği üzerine düşünmeye teşvik ediyor.
Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu, Koronavirüs Günlükleri'nde kendi sesini ve deneyimlerini aktaran bir anlatıcı olarak karşımıza çıkıyor. Yazar, akademik geçmişi ve insan psikolojisine dair bilgisiyle, pandemi sürecinin birey üzerindeki etkilerini derinlemesine analiz ediyor. Kendisi, anılarını samimi bir şekilde paylaşarak okuyucuyla duygusal bir bağ kurmayı başarıyor. Giritli İnceoğlu, yaşadığı zorluklar ve belirsizlikler karşısında gösterdiği direnç ve içsel mücadele ile okuyucularına ilham veriyor. Kendi hikayesini anlatırken, toplumsal sorunlara da dikkat çekiyor; bu durum, onu sadece bir birey olarak değil, aynı zamanda bir gözlemci ve yorumcu olarak da öne çıkarıyor.
Koronavirüs Günlükleri, bireyin psikolojik durumunu ve pandeminin ruhsal etkilerini derinlemesine inceleyen bir yapıdır. Yazar, kendi içsel çatışmalarını ve kaygılarını açıkça ifade ederken, okuyucunun da benzer duygularla özdeşleşmesine olanak tanır. Pandemi sürecinin getirdiği sosyal izolasyon, yalnızlık hissi ve belirsizlik, bireylerin psikolojisi üzerinde derin izler bırakmıştır. Giritli İnceoğlu, bu süreçteki duygusal dalgalanmaları, kaygı bozuklukları ve yalnızlık hissini gözlemleyerek, bu duyguların nasıl yönetilebileceğine dair ipuçları sunar. Kitap, okuyucuya yalnız olmadığını hatırlatarak, dayanışma ve umut arayışının önemini vurgular.
Koronavirüs Günlükleri, insanın varoluşsal sorgulamalarına dair önemli felsefi temalar sunar. Pandemi süreci, bireylerin hayatın geçiciliği, ölüm korkusu ve insanın doğayla olan ilişkisi üzerine derin düşüncelere dalmasına neden olmuştur. Giritli İnceoğlu, bu süreçte yaşadığı belirsizlikler ve kaygılarla birlikte, insanın kendi varoluşunu sorgulamasını sağlıyor. İnsanın sosyal varlık olma hali, bu süreçte daha da belirginleşiyor; zira insanlar, birbirine olan ihtiyaçlarını daha iyi anlıyor ve toplum olmanın getirdiği sorumlulukları tekrar gözden geçiriyor. Kitap, okuyucuyu felsefi bir yolculuğa çıkararak, insanın hayatta kalma mücadelesinin ötesinde, anlam arayışında derinlik kazandırıyor.
Koronavirüs Günlükleri, 2020 yılında başlayan Covid-19 pandemisinin dünya tarihindeki yerini anlamak açısından önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Yazar, pandeminin tarihsel bağlamını ve insanlık üzerindeki etkilerini inceleyerek, bu süreçte yaşanan sosyal ve ekonomik değişimleri ele alıyor. Tarih boyunca benzeri salgınların insanlık tarihini nasıl şekillendirdiği göz önüne alındığında, Giritli İnceoğlu'nun günlükleri, pandeminin sadece bir sağlık krizi değil, aynı zamanda toplumsal bir dönüşüm süreci olduğunu gösteriyor. Kitap, okuyuculara, geçmişteki salgınların derslerini ve bu deneyimlerin günümüzdeki yansımalarını düşünme fırsatı sunarak, tarihsel bir perspektif kazandırıyor.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu'nun Litopya kataloğunda 6 kitabı bulunuyor. Kitapları 1998-2025 yılları arasında Ayrinti Yayinlari, Der Yayınları, KÖPRÜ KİTAP etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 259 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak İletişim-Medya ve Edebiyat kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Medya, Nefret, Ötekileştirme” (okur puanı 8.13). Kitabın tanıtımından: “"Devletin ideolojik aygıtı olan medyanın, kendi gündemini yaratırken, hem örtük hem açık biçimde ırkçılık, etnik ön yargı, zenofobi, antisemitizm gibi kavramlar üzerinden nefreti yeniden ürettiğini ya da pompaladığını biliyoruz…” Litopya okurları bu kitaplara 35 puan bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.17.
Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri