Güzel ama Biraz Sığ Kaldı
Sinan'ın köy çeşmesinden başlayan yolculuğu beni gerçekten etkiledi—özellikle taşlar arasında bir çocuğun kendini bulmasının o sessiz, sakin anlatılışı hoşuma gitti. Ama dürüst olmak gerekirse, kitap ilerledikçe bende biraz hayal kırıklığı yarattı; İstanbul bölümünde karakterin iç dünyası çok derinleştirilmediği için, onun zorlukları bana biraz uzaktan gözlemci gibi hissettirdi. Yine de son kısımda, Sinan'ın köyüne dönüşü ve o "köklerine dönme" teması beni çok sarstı—sanki kendi içimde unuttuğum bir şeyi hatırlatmış gibi. Kitap, eğer daha ağır ve psikolojik olsaydı, beni tamamen ele geçirebilirdi.

















