Kurduğu “Savaş Esirliği Sistemi” ile gücü kırılan ve stratejik hedefleri tahrip edilen düşmandan esir alınmasını onaylayan İslâm, esirlerin de karşılıksız veya fidye karşılığı bırakılmalarını emretmiş, onların öldürülmelerini ve köleleştirilmelerini yasaklamıştır. Kur’ân, nikâh şartını getirerek esir kadınlar olan câriyelerin odalık olarak alınmalarını da haram kılmıştır. Kişi, kamuya ait câriyelerle evlenebileceği gibi kendi câriyesiyle de evlenebilir. İnsan üzerinde ilâhlaşma olan kölelik, mütekabiliyet yoluyla yasallaştırılamayacağı gibi tutsaklar da uzun süre esirler olarak tutulamazlar. Çünkü İslâm, özgürlük fidyelerini veremeyecek esirlerin hürriyetlerine kavuşturulmaları için, İslâm toplumu’nun resmi vergisi olan zekât gelirlerinden fon ayırmış, onlarla özgürlük sözleşmesi yapılmasını (Kitabet) emretmiş, özgürleştirici cezalar ve kefaretler belirlemiştir. Câriyeler mal değil, Allah’a kullukla yükümlü insandırlar. Alınıp satılamazlar. Yalnızca fidyelerine ilişkin devir işlemleri yapılabilir. Sınırlı istisnalar dışında temel hakları da yürürlüktedir. Kitabımızda, özetlediğimiz, geleneksel kabullerimizle çelişen gerçeklerin Kur’ânî ve Nebevî temelleri ortaya konulmaktadır.
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Ali Rıza Demircan'ın 'Kur'an ve Sünnet Işığında Cariyeler ve Sömürülen Cinsellikler' eseri, İslam dininin cinsellik konusundaki öğretilerini ve tarihsel bağlamını inceleyerek, cariyelik kavramını ele almaktadır. Yazar, Kur'an ve Sünnet kaynaklarından yola çıkarak cinselliğin toplumsal ve ahlaki boyutlarını sorgular. Eser, cariyelik uygulamalarının tarihsel sürecini ve İslam toplumlarındaki etkilerini irdeleyerek, bu konudaki geleneksel ve modern yorumları tartışmaktadır. Cariyelik olgusunun kadınlar üzerindeki baskı ve sömürü boyutlarını ortaya koyarak, cinselliğin din ile ilişkisini ele alır. Eser, okuyucularına cinsellik ve ahlaki değerler üzerine düşündürücü bir perspektif sunmakta, cinselliğin sosyal ve kültürel boyutlarına dair derin bir anlayış kazandırmaktadır.
Bu eser, İslam dininin öğretileri ve tarihi bağlamında cariyelik ve cinsellik konularını ele alarak, bireylerin ve toplumların bu meseleler karşısında nasıl bir tutum sergilediğini irdelemektedir. Yazar, Kur'an ve Sünnet ışığında cinselliğin manevi ve ahlaki boyutlarını ön plana çıkarmakta, bireylerin cinsel ilişkilerinin toplumsal yapısını ve etkilerini sorgulamaktadır. Bu bağlamda, cinselliğin sömürücü boyutlarına da dikkat çekerek, tarihsel ve kültürel bağlamda cariyelerin durumunu analiz etmektedir. Eser, din ve cinselliğin kesişim noktasında farklı düşünceleri, gelenekleri ve uygulamaları ortaya koyarak okuyucuya derin bir bakış açısı sunmaktadır.
Bu kitapta belirgin karakterler olmamakla beraber, yazarın kendi düşünceleri ve argümanları öne çıkmaktadır. Ali Rıza Demircan, tarihsel ve dini metinleri inceleyerek, toplumsal cinsiyet ilişkileri ve cinselliğin dinamikleri üzerine kendi bakış açısını oluşturur. Ayrıca, cariyelik kavramını ele alırken, bu durumun hem tarihsel hem de güncel yansımalarını tartışmakta ve bu konudaki çeşitli perspektifleri okuyucuya sunmaktadır. Yazar, kendi kişisel ve akademik deneyimlerinden yola çıkarak, cinselliğin ve cinsiyet rollerinin toplumsal algısını derinlemesine irdelemektedir.
Bu eserde, cinsellik ve cariyelik kavramlarının psikolojik boyutu da ele alınmaktadır. Yazar, cinselliğin bireylerin psikolojik yapısı üzerindeki etkilerini irdeleyerek, cinsellik algısının toplumsal normlar ve dini öğretilerle nasıl şekillendiğini tartışır. Cariyelik uygulamaları, bireylerde özgüven, kimlik ve cinsellik üzerine psikolojik etkiler oluşturabilir. Bu bağlamda, cinsel ilişkilerin bireylerin duygusal durumları ve sosyal ilişkileri üzerindeki etkileri de göz önüne serilmektedir. Cinselliğin sömürücü boyutları, bireylerin psikolojik sağlığını tehdit eden unsurlar olarak değerlendirilmektedir.
Eserde, felsefi olarak, cinsellik ve ahlak ilişkisi üzerinde durulmaktadır. Yazar, cinselliğin sadece biyolojik bir ihtiyaç değil, aynı zamanda etik ve ahlaki bir mesele olduğunu vurgular. İslam perspektifinden bakıldığında, cinselliğin manevi boyutları ve insan ilişkileri üzerindeki etkileri sorgulanır. Cariyelik ve cinsellik konularında, bireylerin özgür iradeleri ile toplumsal ve dini normlar arasında bir denge kurma çabası da felsefi bir tartışma konusu haline gelir. Bu bağlamda, cinselliğin ahlaki yönleri ve insan onuruna saygı gibi kavramlar üzerinde durulmaktadır.
Tarihsel bağlamda, eserde cariyelik uygulamasının İslam toplumlarındaki yerini ve tarihsel gelişimini ele almaktadır. Cariyelik, İslam öncesi ve sonrası toplumlarda farklı biçimlerde varlık göstermiştir. Yazar, bu uygulamanın kökenlerini inceleyerek, cinselliğin sosyal yapılar üzerindeki etkilerini araştırır. Cariyelik, yalnızca bir cinsellik biçimi değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir ilişki biçimi olarak da değerlendirilir. Eserde, cariyelik uygulamalarının tarih boyunca nasıl evrildiği ve toplumların bu konudaki tutumlarının nasıl değiştiği üzerinde durulmaktadır.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Cinsellik ve cariyelik arasındaki ilişki, modern toplumlarda nasıl yeniden yorumlanabilir?
Cinsellik ve cariyelik arasındaki ilişki, modern toplumlarda nasıl yeniden yorumlanabilir?
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
1945 yılında İstanbul/Kasımpaşa’da doğdu. Rize’nin Sütlüce köyünden Faik ve Hamdiye DEMİRCAN’ın yedinci çocuğudur. 1969’da İstanbul İmam-Hatip Lisesini birincilikle bitirdi. Aynı yıl o zamanki adı İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü olan Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini de birincilikle kazandı. DEMİRCAN, üniversiteden pekiyi dereceyle mezun oldu. 1970 yılında Süleymaniye Camii Hatipliğine, bi r yıl sonra da Hatiplik kaldırıldığı için aynı caminin İmam-Hatipliğine tayin edildi. Bu camide on iki yıl görev yaptı.1976-1978 yılları arasında Diyanet İşleri Başkanlığı Haseki Eğitim Merkezi’nde İhtisas gördü. Kitapları ve konferansları sebebiyle Türk Ceza Kanununun 163. maddesini ihlalden yedi defa Ağır Ceza ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinde yargılandı. Hutbe, vaaz, seminer, konferans, radyo ve televizyon konuşmaları ile ülkemiz genelinde tanınmaya başladı. Evli ve 9 çocuk babasıdır.
Ali Rıza Demircan sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri











