Güzel Ama Düzensiz Bir Yolculuk
Kurt Adına'nın ilk yarısı beni gerçekten hızlı bir şekilde içine çekti — Red'in dünyasına girmek, ormanın çağrısını hissetmek, efsanenin ağırlığını omuzlarında taşıyordu. Ama ortasından itibaren tempo garip bir şekilde dalgalanmaya başladı; bazen çok hızlı atlıyor, bazen de aynı yerde takılı kalıyordu. Karakterlerin motivasyonları ve aralarındaki ilişkiler çoğu zaman akıcı değil, kopuk hissettirdi bana. Sonu ise kitabın tamamını değerlendirirken hep "ama niye böyle hızlandırdı?" diye düşündürttü — sanki yazar son bölümlere doğru kendini acele etmek zorunda hissetmiş gibi. Yine de Red'in karakteri ve ormanın atmosferi yeterince kuvvetliydi ki, beni baştan sona okumaya devam ettirdi.








