Nostalji Ama Biraz Düzensiz
Kitap okurken çoğu zaman eski çocukluğuma dalmışım ama bazen anlatım hızı beni kendi ritmiyle sürüklüyor, sanki Jale kadar hızlı koşmam gerekiyormuş gibi hissettim. Hacer Kılcıoğlu'nun yazı tarzı gerçekten eğlenceli ve doğal, özellikle kasaba hayatının detayları çok canlı; ama ara ara sayfalar hızlı hızlı geçiyor, tıpkı çocukluk anıları gibi bazı anlar netken bazıları puslu kalıyor. Leblebi ve horoz hikâyesi etrafında dönen olaylar güzelken, bazen hikâyenin tam ortasında neden hızlandığını, neden bazı bölümlerde yavaşladığını anlayamadığım yerler var. Yine de bu kaotik tempo, belki de çocukluğun doğasını yansıtmak için kasıtlı olabilir—ama bunu emin değilim.


















