Sabrın Sessiz Gücü
Mansfield Park'ı okurken fark ettim ki Austen burada zamanını çok bilinçli kullanmış — hiçbir sahne boşa gitmemiş, her küçük diyalog, her sessiz an bir sonraki olayın tohumunu ekiyor. Kitabın ritmi ilk başta yavaş geldi ama bu yavaşlık aslında Fanny'nin sessiz direnişinin kendisi; kız hiç hızlanmıyor, hiç ses çıkarmıyor, ama tüm malikâne onun etrafında dönüyor. Sonlara doğru bu tempo bana çok tatmin ediciydi çünkü Austen'ın sabırla kurduğu her şey bir domino taşı gibi yıkılıyor ve ben de Fanny gibi sessizce haklı olmanın ne demek olduğunu hissettim. Daha hızlı tempolu romanları sevenlerin bu kitaptan sıkılabileceğini anlıyorum ama ben tam da bu yavaş, ağır, birikimli anlatının içinde kaybolmak istedim.



















