Güzel ama Yorucu Bir Yolculuk
Tarkovski'nin sinema felsefesini yazıya dökmüş olması başta çekici gelmişti, ama kitabı okurken kendimi çoğu zaman kaybolmuş hissettim—sanki yönetmen beni çok derine çekmeye çalışırken ben hâlâ yüzeyde kalıyordum. Filmlerinden bahsederken kullandığı dil öylesine soyut ve lirik ki, bazen ne anlatmak istediğini tam yakalamakta zorlandım; ama işte bu belirsizlik, garip bir şekilde, beni kitaptan koparamadı. Tarkovski'nin zamanla ilgili düşünceleri—özellikle sinema ve hafıza arasındaki bağlantı—beni derin bir düşünceye sürükledi, hatta rahatsız etti biraz. Okumayı bitirdikten sonra hiç sevinçli değildim, ama boş da değildim; kafa karışıklığı ve hayranlık arasında bir yerde kalmak gibi bir his bıraktı içimde.










