Acı içinde bulduğum huzur
Musibetname'yi okurken her sayfada sanki biri içime dokunuyor, çünkü Attar acıyı sadece anlatmıyor—acıyı yaşatıyor. Kendi mutsuzluklarımı, yaptığım hataları, hiç çözemediğim sorularımı bir bir karşıma çıkıyor ve garip bir şekilde bunlar bana teselli oluyor, çünkü bin yıl öncesinden biri tam benim kalbimin sesini duymuş gibi hissediyorum. Kitabın en büyük sihri şu: seni kırmıyor, tersine kırılan parçalarında bir anlam bulman için davet ediyor—sanki acı çekmek de, mutsuz olmak da aslında bir yolculuğun başlangıcı olabilir diye fısıldıyor kulağıma.












