Nesrü'l-Leâlî Hamîdüddîn es-Seyyid Abdülhamîd el-Âlûsî'nin Sirâcüddin Ali b. Osmân el-Ûşî'nin akâide dair yazdığı Bed'ül-Emâlî adlı manzumesine şerh olarak kaleme aldığı güzide eserdir. Eserin tam ismi Nesrü'l-Leâlî alâ Nazmi'l-Emâlî'dir. Müellif Abdülhamîd Rahimehüllâh ilimle meşhur Âlûsî ailesinden olup Hasenî ve Hüseynî'dir. Aynı şekilde meşhur Rûhu'l-Meânî sâhibi Ebü's-Senâ künyesi ve Şihâbüddîn lakaplarıyla anılan Şehâbeddîn el-Âlûsî'nin kardeşidir. BED'Ü'L-EMÂLÎ Siracüddin Ali b. Osman el-Ûşî'nin Mâtürîdî akaidine dair kaleme aldığı manzum risâlesidir. Risale birçok isimle meşhur olmakla beraber Müellif Rahimehüllâh'ın eserini el-Emâlî diye isimlendirmiş olması haysiyetiyle daha çok bu isimle tanınmıştır. Bu manzum eserde İslâm akaidinin temel konuları klasik bir şekilde ilâhiyyât nübüvvât ve sem'iyyât olarak işlenmiş olup özetle şu konulara yer verilmiştir: Öncelikle tevhid konusu zikredilmiştir. Allah'ın zâtı ve sıfatları ele alınmıştır. Ayrıca halku'l-Kur'ân rü'yetullah haberî sıfatlar insan fiili ve aslah gibi konulara temas edilmiş ve Ehl-i Sünnet'e muhalif görüşler ileri süren fırkalara karşı tenkitler yöneltilmiştir. Eserde nübüvvete dair konular özetlendikten sonra evliyanın kerametlerinin hak olduğu vurgulanmıştır. Ehl-i Sünnet'e göre Hulefâ-yi Râşidîn'inin fazilet sıralaması yapılmış ve ardından ashâba dil uzatmanın câiz olmadığı ifade edilmiştir. Üste zikredilen konulardan başka sonraki beyitlerde ağırlıklı olarak iman konusu ele alınmış ve Ehl-i sünnet'in tekfir anlayışı dile getirilmiştir. Tekvin ile mükevven arasındaki ilişkiye değinilmiştir. Ma'dûma şey denilip denilemeyeceği zikredilmiştir. İtikadî ekoller arasındaki tartışmalı bazı kelâm problemlerine işaret edilmiştir. Üsteki konulardan sonra ölüm ve sonrasındaki hayat ve âhiret halleri ele alınmıştır. Emâlî'nin sonunda ise müellifine (kendisine) hayır duada bulunulmasını temenni eden beyitlerle sona ermiştir. Manzum olması ve özlü bilgi vermesi sebebiyle öğrenilmesi ve ezberlenmesi kolay olan Bed'ü'l-Emâlî medreselerde okunan akâid ve kelâm metinleri arasında başlangıç kitabı olmuş ve pek rağbet görmüştür. Bed'ü'l-Emâlî'nin Arapça ve Türkçe şerhleri ve Tercümeleri Önemli Mâtürîdî akaid risâlelerinden biri olan Bed'ü'l-Emâlî pek çok defa istinsah edilmiş üzerinde tercüme ve şerh olarak birçok çalışma yapılmıştır. Arapça Şerhleri: Dav'ü'l-Meâlî fîşerhi Bed'i'l-Emâlî. Nefîsü'r-Riyâz li-İ'dâmi'l-Emrâz. el-Hidâye mine'l-İ'tikâd. Dercü'l-Me'âlî fîŞerhi Bed'i'l-Emâlî. Dav'ü'l-Le'âlî fîŞerhi Bed'i'l-Emâlî. Nuhbetü'l-Le'âlî li-Şerhi Bed'i'l-Emâlî. el-Menhecü'l-'Âlî fîŞerhi'l-Emâlî. Türkçe Şerhleri: Lâmiyye-i Kelâmiyye Şerhi. Merahu'l-Meâlî fî Şerhi'l-Emâlî. Keşfü'l-Meâlî Şerhu Bed'i'l-Emâlî. Kasîde-i Emâlî Tercümesi. Tercümeleri: Lâmiyye-i Kelâmiyye. Kasîde-i Emâlî Tercüme-i Manzûmesi. Necm-i Zebrekân. BED'Ü'L-EMÂLÎ MÜELLİFİ ALİ B. OSMAN EL-ÛŞÎ (ö. 575/1179) Mâtürîdî kelâmcısı Hanefî fakihi ve muhaddis olan Ali b. Osman el-Ûşî Rahimehüllâh doğum tarihi ve doğum yeri kesin olmamakla beraber el-Ûşî nisbesinden hareketle günümüzde Kırgızistan sınırları içinde bulunan Oş (Ûş) şehrinde doğduğu tahmin edilmektedir. Ûşî Rahimehüllâh'ın nisbet ve lakaplarıyla tam olarak ismi Siracüddin (Rükneddin) Ebû Muhammed (Ebü'l-Hasen) Ali b. Osmân b. Muhammed b. Süleymân b. Ali el-Ûşî el-Fergânî et-Teymî eş-Şehîdî el-Hanefî el-Mâtürîdî'dir. Kaynaklarda hayatına dair yeterli bilgi yoktur. Ancak Oş (Ûş) şehrinde doğduğu veya yaşadığından dolayı Ûşî bu bölgenin ismi genel olarak Fergana olduğu için Fergânî mensuplarından bazıları şehit düşen Teym kabilesine velâ yoluyla müntesib olduğu dolayısıyla Teymî ve Şehîdî Hanefî ve Mâtürîdî mezhebine mensup olmasıyla Hanefî ve Mâtürîdî nisbeleriyle anılmıştır. Bed'ü'l-Emâlî (el-Emâlî) akaid risâlesiyle pek tanınan ve Mâtürîdî kelamcıları arasında yer alan Ali b. Osman el-Ûşî Nâsırüddin Muhammed b. Yûsuf es-Semerkandî'den başka hocası ve Ebû Nasr Ahmed b. Muhammed el-Buhârî el-Attâbî'den başka talebesi hakkında yeterli bir bilgi yoktur. İlmi Kişiliği Öncelikle şunu belirtelim ki Siracüddin el-Ûşî Rahimehüllâh fıkıh hadis kelâm ve edebiyat gibi ilimlerle meşgul olmuş ve eserler kaleme almıştır. Kaynaklara bakıldığında kendisi hakkında Siracüddin Rükneddin Şemsülislâm eş-Şeyh el-İmâm el-'Allâme el-Fakîh el-Muhakkik İmâmü'l-Harameyn gibi lakaplarla anılmıştır. Böyle anılması da onun ilminin yüksekliğine ve derinliğine işaret etmektedir. Güzide Eserleri el-Emâlî (Bed'ü'l-Emâlî). Nisâbü'l-Ahbâr li-Tezkireti'l-Ahyâr. Müsnedü Enes b. Mâlik. Cevâhirü'l-Ahkâm fi'l-Fıkh. el-Fetâva's-Sirâciyye. Gurerü'l-Ahbâr ve Dürerü'l-Eş'âr. Muhtelifü'r-Rivâye. NESRÜ'L-LEÂLÎ MÜELLİFİ SEYYİD ABDÜLHAMÎD EL-ÂLÛSÎ (1324/1906) Abdülhamîd el-Âlûsî Rahimehüllâh 1232 (1817) senesinde Bağdat'ta doğmuştur. Nisbesiyle beraber tam ismi İmam Hamîmüddîn es-Seyyid Abdülhamîd el-Âlûsî'dir. Nesebi baba tarafından Hz. Hüseyin'e anne tarafından Hz. Hasan'a ulaşmaktadır. Böylece Hasenî ve Hüseynî olup Şerif ve Seyyid'dir. Müellif Rahimehüllâh'ın dedeleri Hülâgû'nun Bağdat'ı istilâsı üzerine Bağdat'tan ayrılıp Âlûs denilen adaya yerleşmişlerdir. Fırat nehri üzerinde yerleştikleri bu adaya nispeten Âlûsî diye anılıp meşhur olmuşlardır. Âlûsîler Bağdat'ın köklü sâlih mütedeyyin ve âlim olan bir ailesi olup âlim ve edip yetiştiren mümtaz bir hanedandır. Nesrü'l-Leâlî müellifi Seyyid Abdülhamîd el-Âlûsî Kur'ân-ı Kerîm başta olmak üzere temel dini bilgilerini Reîsü'l-Müderrisîn olan babasından tahsil etmiştir. Babası Abdullah Bağdat'ta Ebû Hanîfe Câmii'nde 40 yıl imamlık yapmış ayrıca reîsülmüderrisîn olarak Şehid Ali Paşa Medresesi'nde 4 yıl ders vermiştir. Yaklaşık 80 yıl bir ömür süren babası 1246 (1830) senesinde taun hastalığı sebebiyle Bağdat'ta vefat etmiş ve Şeyh Ma'rûf el-Kerhî Kabristanlığı'na defnedilmiştir. Annesi (Fâtıma) da sâliha bir kadın olup Seyyid Abdülhamîd küçük yaştayken vefat etmiştir. Şüphesiz bir ilim ailesi olan Âlûsîler birçok Meşâhîr yetiştirmiştir. Onlardan biri de Nesrü'l-Leâlî alâ Nazmi'l-Emâlî sahibi meşhur Hamîmüddîn es-
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Nesrul-Leali Ala Nazmi Emalii, Şeyhzade Abdurrahim bin Ali bin Müeyyed tarafından kaleme alınmış bir eserdir. Eser, Arap edebiyatının ve dilinin inceliklerini keşfetmek isteyenler için önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır. Yazar, okuyucularını dilin estetik boyutuyla buluştururken, Arapça'nın zengin söz dağarcığını ve gramer kurallarını ustalıkla örnekler üzerinden sunmaktadır. Eserde, dilin akıcılığı ve ritmi ön plandadır. Her bir bölüm, Arap edebiyatının farklı yönlerini yansıtarak, okuyucunun dil becerilerini geliştirmesine yardımcı olmaktadır. Ayrıca, eser, Arap kültürünü ve edebiyatını yüceltirken, okuyucuda bu kültüre dair bir farkındalık ve hayranlık oluşturmayı amaçlamaktadır. Eser, akademik bir bakış açısıyla kaleme alınmış olup, Arap edebiyatı üzerine çalışanlar için vazgeçilmez bir kaynak olmaktadır. Sonuç olarak, bu eser, yalnızca bir dil kitabı olmanın ötesinde, Arap edebiyatının zenginliğini ve derinliğini keşfetmek isteyenler için bir kapı aralamaktadır.
Nesrul-Leali Ala Nazmi Emalii, Arap edebiyatının önemli eserlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu eser, dilin inceliklerini ve estetik değerlerini ön plana çıkararak, okuyucuya derin bir edebi deneyim sunmayı hedefliyor. Eserin teması, Arapça dilinin zenginliği ve sanatının nasıl işlenmesi gerektiği üzerine yoğunlaşmaktadır. Yazar, dilin ahengini ve ritmini ustaca kullanarak, okuyucuyu bir yolculuğa çıkarıyor. Aynı zamanda, eser, Arap kültürünün ve edebiyatının özünü yansıtan unsurlar barındırarak, okuyucuda bir kimlik duygusu oluşturuyor. Bu bağlamda, dilin sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bir sanat biçimi olduğunu vurguluyor. Eser, dilin estetik yönüne dair derin bir anlayış geliştirmeyi amaçlayan okuyucular için vazgeçilmez bir kaynak niteliği taşıyor.
Bu eser, belirli bir karakter odaklı bir anlatı yerine, dil ve edebiyatın kendisini merkeze alıyor. Yazar, karakterler üzerinden değil, dilin incelikleri ve biçimsel özellikleri üzerinden edebi bir deneyim sunuyor. Bu bağlamda, karakter analizi yerine, metin içindeki dil unsurlarının nasıl bir araya geldiği ve edebi bir bütün oluşturduğu üzerinde durmak daha anlamlı olacaktır. Yazarın üslubu, okuyucuya dilin estetik yönlerini deneyimleme fırsatı sunarken, aynı zamanda Arap edebiyatının zenginliğini de gözler önüne seriyor. Bu nedenle, eserde belirli karakterlerin öne çıkmasından çok, dilin ve anlatımın kendisi karakteristik bir özellik taşıyor.
Nesrul-Leali Ala Nazmi Emalii, okuyucuda dilin gücü ve estetiği üzerine düşünmeye sevk eden bir eser niteliğindedir. Yazar, dilin sadece bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda bireyin kimliğini ve düşünce dünyasını şekillendiren önemli bir unsur olduğunu vurgular. Okuyucu, eseri okurken dilin inceliklerini anlama çabası içinde, kendi düşünce kalıplarını sorgulama fırsatı bulur. Bu süreç, okuyucunun kendisini ifade etme biçimini gözden geçirmesine ve dilin sınırlarını keşfetmesine yol açar. Yazar, dilin derinliklerine inerek, okuyucuya farklı bir bakış açısı kazandırmayı amaçlar. Bu bağlamda, eser, bireyin psikolojik ve duygusal gelişimini destekleyici bir rol üstlenmektedir.
Eserde, dilin felsefi boyutları da ön plana çıkmaktadır. Yazar, dilin varoluşsal bir olgu olduğunu ve düşüncenin temellerini oluşturduğunu savunmaktadır. Düşüncelerimizin dil aracılığıyla şekillendiği ve ifade edildiği fikri, eserin temel taşlarından biridir. Dil, insanın dünyayı algılama biçimini etkileyen bir araç olarak sunulurken, aynı zamanda insan ilişkilerinin de merkezine yerleşmektedir. Eser, dilin insan hayatındaki yerini sorgularken, okuyucuları derin düşüncelere yönlendirmektedir. Bu bağlamda, dilin felsefi anlamda nasıl bir rol oynadığı ve insanın varoluşunu nasıl şekillendirdiği üzerine düşünmeye sevk eden bir yapı sunmaktadır.
Nesrul-Leali Ala Nazmi Emalii, Arap edebiyatının derin köklerine ve tarihsel arka planına ışık tutmaktadır. Eser, Arap dilinin gelişim sürecini ve bu süreçteki önemli edebi akımları ele alırken, kültürel mirası da gözler önüne sermektedir. Yazar, Arap edebiyatının tarihi boyunca nasıl bir dönüşüm geçirdiğini ve dilin bu dönüşümdeki rolünü irdelemektedir. Eser, Arap edebiyatının önemli figürleri ve eserleri ile ilgili bilgi sunarak, okuyucunun tarihsel bağlamda daha derin bir anlayışa sahip olmasını sağlamaktadır. Bu bağlamda, eser, sadece bir dil kitabı olmanın ötesinde, Arap kültür ve edebiyat tarihine dair önemli ipuçları sunmaktadır.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Şeyhzade Abdurrahim bin Ali bin Müeyyed'in Litopya kataloğunda 3 kitabı bulunuyor. Kitapları 2016-2023 yılları arasında FAZİLET NEŞRİYAT, SİRAÇ YAYINLARI etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 309 sayfa. En çok ilgi gören kitabı “Nazmül Feraid ve Cemül-Fevaid (Arapça)” (okur puanı 8.20). Litopya okurları bu kitaplara 11 puan bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.40.
Şeyhzade Abdurrahim bin Ali bin Müeyyed sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri