İyi bir haberim var: Öfke, sandığın gibi kötü bir şey olmayabilir! Şiddet ile öfke sıklıkla karıştırılıyor ama aslında birbirleriyle alakaları bile yok! Öfke faydalı bir duygudur. Kendimi ifade etmeme yardımcı olur. Kendimi tehdit altında hissettiğim zaman DUR dememi sağlar. Peki öfke nasıl ortaya çıkar? Şiddete başvurmadan nasıl ifade edilmeli ve nasıl sakinleşmeli? Gelin, birlikte keşfedelim. Fransa’da pozitif ebeveynlik yönteminde öncü psikoterapist Isabelle Filliozat ile psikoterapist ve çocuk terapisti Virginie Limousin tarafından kaleme alınan, Türkiye dahil yayımlandığı tüm ülkelerde büyük beğeni toplayan Oynuyorum ve Kendimi Tanıyorum serisinin ikinci kitabı Öfke İle Başa Çıkma Yolları, 100’den fazla etkinlik ve ebeveyn kitapçığıyla birlikte, çocukların içlerinde neler olup bittiğini anlayabilmelerini, öfkenin sağlıklı ve gerekli bir duygu olduğunu kavrayıp onu şiddetten ayırabilmelerini sağlayacak şekilde tasarlandı. “Duyguyu anlama ve aktarma becerisi için kıymetli bir kitap bu. Ebeveynlerin de mutlaka okumasını dilerim.” – Dr. Gülcan Özer (Serinin ilk kitabı “Duygularım” hakkında) "Öfkelenince ne kadar da çirkin oluyorsun!”, “Derhal sakinleşiyorsun!”, “Hemen odana git ve sinirin geçene kadar da çıkma.” Ailelerimiz öfkemizi kabul etmezlerdi, hatta açıkça ayıplarlardı. Kendi çocuklarımız öfkelendikleri zaman, biz de bunu kabullenmekte bazen zorlanıyoruz. Oysaki öfkeyi kabullenmenin önemli olduğunu biliyoruz. Yapılan araştırmalara göre, bastırılan öfke psikosomatik rahatsızlıklar gibi birçok farklı soruna yol açabiliyor. Hayal meyal ya da açık seçik, bir şekilde çocukluk yaralarımızı hatırlıyoruz. Anne babamız sinirlendiğinde, bunun sorumluluğunu sıklıkla bizim sırtımıza yüklerlerdi: “Gerçekten çekilmezsin!” “Bak aranıyorsun yine!” Öfkelenen onlar olduğunda bile bu hep bizim hatamızdan kaynaklanıyordu! Bağırıyor, kontrolden çıkıyorlardı… Hatta öfkelenmekte haklı olduklarını ve bunun eğitim olduğunu söylüyorlardı. Sonuç olarak biz de öfkenin iyi bir şey olmadığını ve sadece güçlü olduğumuzda öfkelenmeye hakkımız olduğunu içselleştirdik. Okulda da farklı bir şey öğretmediler. Öğretmenlerin öfkelenmeye hakkı varken, hatta onlar buna teşvik edilirken, öğrencilere yasaktı. Bir kez daha verilen mesaj gayet açıktı: Öfke güçlülere mahsustu. Hâlbuki öfke sadece en güçlülere tanınan bir hak ise o artık bir duygu olmaktan çıkmış, şiddetin tanımına dönüşmüştür! Yetişkinler davranışlarını haklı göstermek için öfke kelimesini kullandılar, zira hiç kimse şiddet yanlısı olarak nitelendirilmek istemez. Ama işin aslı pek de öyle değil. Öfke, benliğin oluşumunda ve uyumlu ilişkiler kurmada gerekli, sağlıklı bir duygudur. “Kendimizi kaybettiğimizde” ya da “sinirlerimiz boşandığında”, verilen duygusal tepki aşırı ve yıkıcı oluyor, hele ki bir diğer kişi üzerinde üstünlük kurmak için kullanılıyorsa, bunun adı artık hiddettir, hışımdır. Bu, öfke duygusu değil, geçmişimizden miras kalan zararlı bir duygusal tepki ve/veya şiddettir. Peki, ya bu öfke değilse? Gerçek öfke bir olumlamadır, saldırganlık değildir. Kalp atışlarımız hızlanır, bedenimiz harekete geçer, bu değişiklikler “Bana uygun olmayan bir şeyler var!” hissiyatına kapılmamızı sağlar. Öfkemizi dile getirmek, basitçe dur demektir, bizim açımızdan neler olduğunu ifade etmek, illaki bağırıp, fırtınalar estirmeden, sadece kararlı bir şekilde haklarımızı talep etmektir. Elbette ki çocuklar böylesi bir yetkinliğe sahip değildirler. Beyinleri, duygularını dengeleyecek bağlantıları henüz geliştirmediği için, onlara bunu ancak kademeli olarak öğretebiliriz…
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
‘Öfke İle Başa Çıkma Yolları / Oynuyorum ve Kendimi Tanıyorum’ kitabı, çocukların öfke duygusunu anlamalarına ve yönetmelerine yardımcı olmak amacıyla yazılmıştır. Kitap, öfkenin doğal bir duygu olduğunu kabul ederek başlar ve çocuklara bu duyguyla başa çıkmanın yollarını öğretir. İçinde birçok oyun ve etkinlik barındıran kitap, çocukların öfke anlarında nasıl tepki vereceklerini anlamalarına yardımcı olur. Çocuklar, kitaptaki önerileri uygulayarak, öfkelerini sağlıklı bir şekilde ifade etme yollarını keşfederler. Bu süreçte iletişim kurma ve empati geliştirme gibi sosyal beceriler de ön plana çıkar. Yazarlar, çocukların kendilerini tanıma ve duygusal zekalarını geliştirme yolculuklarında onlara rehberlik ederek, duygularını anlamalarını ve yönetmelerini sağlar. Sonuç olarak, kitap, çocukların duygusal gelişimlerine katkıda bulunmayı hedeflemektedir.
Kitap, çocukların öfke duygusuyla başa çıkabilmeleri için çeşitli yollar sunarak, duygusal zeka gelişimlerine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Öfke, çocuklar için karmaşık bir duygu olup, bu kitabın teması, bu duygunun sağlıklı bir şekilde ifade edilmesi ve yönetilmesi üzerine kuruludur. Yazarlar, çocukların öfke ile ilgili hissettiklerini anlamalarına yardımcı olacak aktiviteler ve oyunlar önerirken, duygusal farkındalıklarını artırmayı hedeflemektedir. Bu bağlamda, öfkenin normal bir duygu olduğu ve nasıl kontrol altına alınabileceği konusunda rehberlik eder. Kitap, öfkenin yanı sıra, iletişim ve empati becerilerinin de geliştirilmesine odaklanarak, çocukların sosyal ilişkilerini güçlendirmeyi amaçlamaktadır.
Bu kitap, belirli karakterler etrafında dönen bir kurgu sunmamakta; aksine, çocukların kendilerini keşfetmeleri ve duygularını anlamaları için bir rehberlik sunmaktadır. Bu bağlamda, okuyucu olarak çocuklar, kitaptaki örnekler ve aktiviteler aracılığıyla kendi içsel ‘karakterlerini’ geliştirmeye yönlendirilmiştir. Bu süreçte, öfke ile başa çıkma yöntemlerini öğrenirken, aynı zamanda kendi duygusal tepkilerini de sorgulama fırsatı bulacaklardır. Yazarlar, çocukların kendi duygusal durumlarını tanımalarını ve ifade etmelerini teşvik eden bir yaklaşım benimsiyor. Bu nedenle, karakter analizi yerine, çocukların kendilerini ifade etmeleri ve duygusal zekalarını geliştirmeleri üzerine yoğunlaşılmıştır.
Kitap, çocukların öfke duygusunu tanıma ve yönetme becerilerini geliştirmelerini hedefleyerek, psikolojik bir bakış açısı sunar. Öfke, çocukların duygusal gelişiminde önemli bir yer tutar; ancak bu duygunun nasıl ifade edileceği ve kontrol edileceği konusunda yönlendirmeye ihtiyaçları vardır. Yazarlar, çocuklara öfkenin sağlıklı bir şekilde ifade edilmesini öğretirken, aynı zamanda bu duygunun altında yatan sebepleri keşfetmelerine de yardımcı olurlar. Bu süreç, çocukların öz farkındalıklarını artırır ve duygusal zekalarını geliştirmelerine olanak tanır. Böylece, çocuklar, öfke anlarında kendilerini daha iyi anlayarak, daha sağlıklı tepkiler verebilirler.
Kitabın felsefi boyutu, öfkenin insani bir duygu olduğu gerçeği üzerine kuruludur. Yazarlar, öfkenin bastırılmaması, aksine sağlıklı bir şekilde yönlendirilmesi gerektiğini vurgular. Bu yaklaşım, duyguların doğal bir parçası olduğunu kabul ederek, bireylerin kendilerini ve başkalarını anlamalarına yardımcı olur. Ayrıca, duygusal farkındalık ve empati gibi kavramlar da felsefi bir derinlik taşır; zira bu değerler, insan ilişkilerinin temel taşlarını oluşturur. Çocukların, öfke gibi zorlayıcı bir duyguyla başa çıkma yollarını öğrenmeleri, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde daha sağlıklı ilişkiler kurmalarının önünü açar.
Bu kitap için yeterli bilgi bulunamadı.
Bu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Aynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri











