Kaybolmuş Hayatlar
Ölü Kızlar, beni derin bir düşünceye sevk etti; genç kızların hayatlarının nasıl birer oyun piyonuna dönüşebileceğini düşündüm. Her kayboluş, sadece bir bireyin yokluğunu değil, toplumun işleyişindeki adaletsizlikleri de gözler önüne seriyordu. Almada’nın dili, olayların ağırlığını hissettirirken içsel çatışmaların derinliğini de hissetmeme neden oldu. Bu roman, kaybolmuş hayatların ardında yatan sırları açığa çıkarırken, okurken hissettiğim çaresizliği uzun süre üzerimden atamadım.


