İkili Benlik Üzerine
Öteki Ben'i okurken, baş karakterin içsel çatışmalarının benim için ne kadar tanıdık olduğunu fark ettim. Kendi benliğimle yüzleşmek zorunda kalmanın getirdiği kaygı ve yalnızlık, sayfalar ilerledikçe beni derin düşüncelere sevk etti. Dostoyevski’nin kalemiyle, toplumdan yabancılaşmanın ve insanın kendi karanlık yönleriyle barışma çabasının ne denli zorlayıcı olduğunu bir kez daha hissettim. Bu kitap, içsel huzurun peşinde koşarken karşılaştığımız engelleri, belki de en çarpıcı biçimde yansıtan bir eser olmuş.



















