Jack London'ın amatör bir dövüşçü ve spor muhabiri olduğunu bilmiyordum. Maç esnasında ana karakterin duygularını nasıl tam okuyucuya aktardığının cevabı galiba bu :) Zaten Jack London kitaplarının takipçisi olanlar bilir ki her kitabında mutlaka kendi hayatından kesitler olur. Gelelim kitaba; Kitap çok kısa bir dönem kitabı diyebiliriz. Genç Joe Fleming hayatını işçilik yaparak kazanan, arada para ödüllü maçlara çıkan bir boksördür. Son maçından kazandığı parayla annesinin evinin taksitini ödemiştir. Bir oyun daha kazanabilirse nişanlısı Genevieve ile evlenecektir. Aslında çok naif bir yapıya sahip olan Joe'nun maç esnasında duruşunun, bakışının nasıl başkalaştığına şahit oluyoruz. Maalesef hayvansal içgüdülerimiz bizi bırakmıyor :) Son maç çok önemli olduğu için nişanlısı da erkek kılığına girip Joe'yu izlemeye geliyor. Bakalım bu iki sevgili kavuşabilmiş mi? İpucu vermeyeceğim 🙃 Kitaptan alıntılar ; " Sadece görmeyi tercih ettiklerine bakıyor ve hep en iyiyi gör meyi seçiyor, böylece dürtüsel olarak, herhangi bir çaba göstermeden bayağılıktan, kabalıktan azade kalıyordu. " " İkisi de aşk nedir bilmiyordu, farkında oldukları tek şey delicesine birbirine bakma arzusuna kapıldıklarıydı. " " Ateşten ve çiy damlalarından oluşan bir aşktı onlarınki. Fiziksel gerçeğin hemen hemen hiç yeri yoktu bu aşkın içinde; onların gözünde fiziksel aşk, aşkın değerini düşüren bir adilikten başka bir şey değildi. " Kitabı okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar. 🙋🏼♀️⭐️



















