Felsefe değil, vaaz dinledim
Kalın, özün peşinde koştuğunu söylerken aslında kendi önceden hazırlanmış fikirlerinin peşinden yürütüyor bizi—kitabın yapısı da bunu yansıtıyor: her bölüm aynı noktaya dönüyor, spiral çiziyor ama ileri gitmiyor. Sanki bir vaazın farklı varyasyonlarını dinliyorum, bir felsefi yolculuğun içinde değilim; sorular soruyor ama cevapları zaten kendi ideolojisine uygun şekilde önceden belirlenmiş, okur sadece onaylamak için bekleniyor.













