Duygusal Terapiden Ziyade Boşluk
Yazarın 'kendini bul, duygularını yaşa' mesajı güzel ama kitap bunu söylemekle kalıyor — göstermemiş; her sayfada aynı melankoli, aynı kendine dönüş, aynı 'acını sonuna kadar yaşa' döngüsü var ve ben okurken kurtulmak istediğim bir kısır döngüye girmiş hissettim. Portakal kabuğu kokusundan tutun yazarın kişisel anılarına kadar her şey bana çok samimi geldi ama aynı zamanda o kadar içe dönük, o kadar 'ben bu hissi yaşıyorum' odaklı kaldı ki, okur olarak kendimi değil, yazarın duygularının seyircisi gibi hissettim.










