Ritim ve Sessizlik Dengesi
Panter'i okurken en çok beni sarsan şey, Evens'in tempo kontrolüydü — hızlı, neşeli sahnelerle Christine'in içsel boşluğu arasındaki o ince denge. Sayfalar dönerken sanki bir müzik dinliyormuşum gibi hissettim, canlı renkler ve dinamik çizimler bir anda duraksayıp sessiz, ağır anları veriyordu. Panterin çıkışından sonra kitap adeta iki ritimde çalışıyor: biri çocuğun oyunsu dış dünyası, diğeri içinde açılmaya çalışan karanlık duygular. Bu akıcılık sayesinde hiçbir sayfada sıkılmadım, ama aynı zamanda hiçbir an rahat da olmadım — tam da kitabın istediği gibi.






