Bir kavram ve değer olarak hakikat (truth) Batı felsefesinin, kültürünün başından beri en önemli, kilit kavramlarından biri olarak kabul edilmiştir. Batı kültürü için bu kadar hayati bir kavram etrafında son yıllarda özellikle hayatın giderek “medyatize” olması bağlamında ciddi tartışmalar yürütülmekte, hakikatin sonunun geldiği iddia edilmektedir. 2016 yılında Oxford sözlüğünün “post-truth” kavramını yılın sözcüğü ilan etmesiyle birlikte küre çapında doğruluk, hakikat, gerçek, veri, yalan haber ve bunlarla şekillenen kamuoyunun mahiyeti yoğun bir şekilde tartışılmaktadır. Bu kitap, post-truth kavramını siyasal iletişim ve medya teorileri bağlamında ele almayı ve hiper-medyatize oldukları iddia edilen günümüz toplumlarında doğruluğun ve doğrulamanın; ayrıca –özsel bir felsefi/ metafizik kavram olarak değil de; toplumun önemli gördüğü bir değer olarak– hakikatin durumunu soruşturmayı amaçlamaktadır. Kitap, en temelde, hangi tarihsel süreçler ve felsefi manevraların günümüzdeki durumu doğurduğunu anlamaya çalışmaktadır.
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Mehmet Sebih Oruç'un 'Post-Truth Durum: Sosyal Medya Çağında Bilgi ve Doğruluk' kitabı, bilgi ve doğruluk anlayışımızın sosyal medya ile nasıl dönüştüğünü inceliyor. Yazar, 'post-truth' kavramını ele alarak, günümüz toplumlarında gerçekliğin nasıl manipüle edildiğini ve bilginin nasıl şekillendiğini sorguluyor. Kitap, sosyal medya platformlarının bilgi akışındaki etkisini analiz ederken, kullanıcıların bu platformlardaki etkileşimleri üzerinden bilgiye ulaşım yollarını da irdeliyor. Özellikle sosyal medya kullanıcılarının, doğruluğu sorgulamadan bilgiye nasıl yaklaştıkları, bu bilgilerin yanıltıcı olabileceği gerçeği ile çelişiyor. Oruç, bu durumu eleştirirken, bireylerin ve toplulukların medya okuryazarlıklarını artırmaları gerektiğini savunuyor. Bilginin manipülasyonu, medya etiği ve toplumsal etkiler, kitapta öne çıkan diğer önemli konular arasında yer alıyor. Sonuç olarak, kitap günümüzde bilgiye dair kritik bir bakış açısı sunarak, okuyucularını düşünmeye teşvik ediyor.
Kitap, 'post-truth' kavramı üzerinden sosyal medya çağında bilgi ve doğruluk anlayışını sorguluyor. Günümüzde bilginin nasıl üretildiği, yayıldığı ve algılandığına dair eleştirel bir bakış açısı sunuyor. Yazar, sosyal medyanın bilgi akışındaki rolünü inceleyerek, bireylerin bu platformlar aracılığıyla nasıl manipüle edildiğini ve gerçeklik algılarının nasıl şekillendiğini araştırıyor. Ayrıca, bu durumun toplumsal ve bireysel düzeydeki etkilerini ele alarak, bilgiye erişimin ve doğruluk arayışının ne denli karmaşık hale geldiğini vurguluyor. Bu bağlamda, kitap hem iletişim ve medya alanında çalışan profesyoneller hem de genel okuyucular için önemli çıkarımlar sunuyor.
Bu kitap kurgusal karakterlerden ziyade kavramlar ve sosyal dinamikler etrafında şekilleniyor. Yazar, okuyucularını bilgi ve doğruluk kavramlarının temsil ettiği sosyal aktörler üzerinden düşündürüyor. Sosyal medya kullanıcıları, bilgi üreticileri, gazeteciler ve araştırmacılar, bu dinamiklerin parçası olarak ele alınıyor. Özellikle sosyal medya kullanıcılarının bilgiye ulaşma şekilleri ve bu bilgileri nasıl tükettiği üzerinde duruluyor. Bu bağlamda, karakterler daha çok sosyal fenomenler olarak karşımıza çıkıyor ve okuyucunun bu karakterler üzerinden kendi medya alışkanlıklarını sorgulamasına olanak tanıyor.
Kitap, bireylerin sosyal medya aracılığıyla maruz kaldıkları bilgi bombardımanının psikolojik etkilerini araştırıyor. Sosyal medya kullanıcıları, sürekli değişen bilgi akışında gerçeklik algısını kaybetme riski taşırken, bu durum zihinsel sağlık üzerinde de olumsuz etkilere yol açabiliyor. Bilgiye erişim kolaylaştıkça, yanlış bilgi ile doğru bilgi arasındaki ayrım zorlaşmakta. Bu durum, bireylerde kaygı ve belirsizlik duygularını artırmakta. Oruç, kullanıcıların bu bilgi akışında nasıl manipüle edildiğini ve bunun psikolojik etkilerini ele alarak, medya okuryazarlığının önemini vurguluyor. Bireylerin eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeleri, sosyal medyadaki bilgileri sorgulama yeteneklerini artırmaları açısından hayati bir öneme sahip.
Kitap, bilgi ve doğruluk kavramlarının felsefi boyutunu irdeliyor. 'Post-truth' çağı, gerçeğin öznel ve göreceli hale geldiği bir dönemi temsil ediyor. Oruç, bu bağlamda, bilginin nedenselliği ve nesnelliği üzerine düşünmeye teşvik ediyor. Gerçekliğin sosyal medya aracılığıyla nasıl inşa edildiği ve bireylerin bu inşa sürecindeki rollerinin sorgulanması, felsefi bir tartışma alanı açıyor. Kitap, bireylerin bilgiye olan yaklaşımını ve gerçeklik algısını sorgularken, bu durumun toplumsal yapılar üzerindeki etkilerini de ele alıyor. Bilgi felsefesi açısından, gerçeğin peşinde koşmanın gerekliliği ve bu arayışın getirdiği sorumluluklar üzerinde duruyor.
Sosyal medya ve 'post-truth' kavramı, 21. yüzyılın başlarından itibaren tarihsel bir bağlama oturuyor. Bu dönemde, internetin ve sosyal medyanın yükselişi, bilgi akışını ve toplumsal etkileşimleri köklü bir şekilde değiştirdi. Oruç, bu dönüşümün tarihsel arka planını ele alırken, geçmişten günümüze bilgiye erişim biçimlerini ve bunun toplumsal etkilerini de gözler önüne seriyor. 2000'li yılların başından itibaren yaşanan bilgi kirliliği ve manipülasyon olayları, tarihsel bir perspektif içerisinde ele alınıyor. Oruç, bu tarihsel bağlamda, medya ve iletişim alanındaki değişimlerin bireylerin bilgiye olan güvenini nasıl etkilediğini sorguluyor.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Mehmet Sebih Oruç'un Litopya kataloğunda bir kitabı bulunuyor: “Post-Truth Durum Sosyal Medya Çağında Bilgi ve Doğruluk”. Kitap 2021 yılında MAHYA YAYINLARI etiketiyle yayımlandı. 168 sayfa. İletişim-Medya kategorisinde yer alıyor. Kitabın tanıtımından: “Bir kavram ve değer olarak hakikat (truth) Batı felsefesinin, kültürünün başından beri en önemli, kilit kavramlarından biri olarak kabul edilmiştir. Batı kültürü için bu kadar hayati bir kavram etrafında son yıllarda…” Litopya okurları bu kitaba 3 puan bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.00.
Mehmet Sebih Oruç sayfasının tamamı