"İnsanlar yaşasın diye,savaşmak kadar büyük bir yalan yok bu dünyada." — Şahbaz'ın Harikulade Yılı 1979
1979 yılı, gerçekten de göründüğü gibi, 1 Ocak Pazartesi günü başlayıp 31 Aralık Pazartesi günü mü bitti? 1979'a, o yıl yaşananlara, bugün baktığımızda, sadece 12 Eylül'e varan süreci mi görmeliyiz, 12 Eylül sonrası'nı mı? Şahbaz, bir taraftan yaşadığı o harikulade yıl'ı, 1979'u anlatıyor, bir taraftan da bütün bu soruları sorduruyor bize. Mine Sögüt yeni romanı Şahbaz'ın Harikulade Yılı 1979'da, yaşananların yazılanlardan daha kurmaca, hayatın şiddetinin yazının hayal bile edemeyeceği kadar uçta olabileceğini gösteriyor..
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Şahbaz'ın Harikulade Yılı 1979, Türkiye'nin 1979 yılındaki toplumsal ve siyasi atmosferini arka plana alarak, genç bir adam olan Şahbaz'ın yaşam yolculuğunu anlatmaktadır. Şahbaz, olayların akışı içinde hem içsel çatışmalarını hem de toplumsal baskıları deneyimler. Ailesiyle ve çevresiyle olan ilişkileri, onun kimlik arayışında önemli bir rol oynar. Bu süreçte, geçmişiyle yüzleşirken, hayal dünyasında kaybolduğu anlar da yaşar. Dönemin olaylarıyla iç içe geçmiş bir hikaye, karakterin ruhsal durumunu, toplumun değişen dinamiklerini ve bireyin varoluş mücadelesini gözler önüne serer. Şahbaz, zamanla yaşadığı olayların etkisiyle kendini yeniden keşfederken, okuyucuya da dönemin ruhunu hissettirir.
Şahbaz'ın Harikulade Yılı 1979, bireyin toplumsal ve bireysel dönüşümünü ele alan bir tema etrafında şekillenmektedir. Roman, 1979 yılı Türkiye'sinde geçerken, bu dönemin siyasi ve sosyal dinamiklerini de gözler önüne serer. Şahbaz karakterinin yaşadığı olaylar, onun içsel çatışmalarını, hayal dünyasını ve gerçeklik arasındaki ince çizgiyi sorgulamasına yol açar. Temalar arasında kimlik arayışı, bellek, geçmişle yüzleşme ve toplumsal değişim yer alır. Yazar, karakterlerin içsel dünyalarını zengin bir dil ve imgelerle tasvir ederek, okuyucuya yalnızca bir bireyin hikayesini değil, aynı zamanda dönemin ruhunu da hissettirmektedir.
Şahbaz, romanın ana karakteridir ve genç yaşına rağmen derin bir içsel çatışma yaşamaktadır. Duygusal olarak karmaşık bir yapıya sahip olan Şahbaz, yaşamı boyunca karşılaştığı zorluklarla başa çıkmaya çalışırken, kendi kimliğini ve hayallerini sorgular. Çocukluk anıları ve toplumsal baskılar, onun kişiliğini şekillendiren unsurlardır. Şahbaz, aynı zamanda topluma ve çevresine karşı bir eleştiri niteliği taşırken, bireysel özgürlüğü ve gerçeklik arayışını ön planda tutar. Roman boyunca, insanın içsel yolculuğunun ve kendi kimliğini bulma çabasının derinliklerine inmektedir.
Roman, bireyin içsel dünyasına ve psikolojik durumuna derinlemesine bir bakış sunmaktadır. Şahbaz karakterinin yaşadığı travmalar, onun psikolojik yapısını şekillendirirken, bu durum onun yaşamına dair kararlarını ve ilişkilerini etkiler. Anıların gücü, bireyin geçmişiyle olan bağını sorgulamasına yol açar. Şahbaz, hem geçmişteki anılarıyla hem de mevcut yaşantısıyla hesaplaşırken, ruhsal bir çözümleme sürecine girer. Bu bağlamda, karakterin yaşadığı duygusal dalgalanmalar, okuyucuya insan psikolojisinin karmaşık yapısını ve bireyin kendini bulma çabasını gösterir.
Şahbaz'ın Harikulade Yılı 1979, bireyin varoluşsal sorgulamalarını ve anlam arayışını önemli bir felsefi tema olarak ele alır. Roman, insanın kimliğini bulma çabasını ve bu süreçte karşılaştığı zorlukları sorgularken, aynı zamanda toplumsal normlarla bireysel arzular arasındaki çatışmayı da irdelemektedir. Şahbaz'ın yaşamındaki çeşitli olaylar, bireyin toplum içindeki yerini ve özgürlüğünü sorgulamasına neden olur. Felsefi açıdan, roman, insanın kendi gerçekliğini yaratma gücüne sahip olduğunu ve bu süreçte karşılaştığı zorlukların aslında birer öğretici deneyim olduğunu vurgulamaktadır.
Roman, 1979 yılı Türkiye'sinin siyasi ve sosyal yapısını ele alarak, okuyucuya o dönemin atmosferini hissettirmektedir. Bu dönemdeki siyasi çalkantılar, toplumsal değişim ve bireylerin bu değişimden nasıl etkilendiği, romanın temel taşlarını oluşturur. 1979 yılı, Türkiye'nin siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır ve bu dönemin getirdiği belirsizlikler, karakterlerin yaşamlarını derinden etkiler. Yazar, tarihi olayları ve toplumsal dinamikleri ustaca harmanlayarak, bireysel hikayeleri daha anlamlı hale getirir.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Aynı kitabın farklı yayınevi ve yıllardaki baskıları
"İnsanlar yaşasın diye,savaşmak kadar büyük bir yalan yok bu dünyada." — Şahbaz'ın Harikulade Yılı 1979
İçerik eklemek için giriş yap.
Etkileyici
Düşündürücü, sonu hâlâ kafamda dönüyor.
Karakter gelişimi etkileyici. Sonunda gerçekten umurumda oldular.
Akıcı kitap
Beni gerçekten etkileyen bir kitap. Yazara teşekkürler.
Etkileyici
Karakter gelişimi etkileyici. Sonunda gerçekten umurumda oldular.
Akıcı kitap
Akıcı bir dil, sürükleyici bir konu. Tavsiye ederim.
İçerik eklemek için giriş yap.
“Kaçmak, korkakların işidir.”
“Kutsal kitaplar her şeyin cevabını verir, bir bu sorunun cevabında susarlar. “Neden?” sorusu Tanrıya sorulmayacak tek sorudur. Tanrı evreni neden yarattı? Bu soruya en yakın cevap, “Kendini görmek için” olabilir. Peki Tanrı kendini görmek için yarattığı evrende gördüklerinden memnun mudur?”
İçerik eklemek için giriş yap.
Şahbaz'ın yaşadığı içsel çatışmalar, günümüz bireyinin kimlik arayışıyla nasıl paralellik gösteriyor?
Şahbaz'ın yaşadığı içsel çatışmalar, günümüz bireyinin kimlik arayışıyla nasıl paralellik gösteriyor?
Şahbaz'ın yaşamında karşılaştığı en büyük engel nedir ve bu engel onun kimliğini nasıl şekillendirir?
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
MİNE SÖĞÜT, 1968’de İstanbul’da doğdu. 1985’te Kadıköy Kız Lisesi’nden mezun oldu ve aynı yıl İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Latin Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne girdi. Lisans eğitimini 1989’da tamamladı ve aynı bölümde yüksek lisansa devam etti. Gazeteciliğe 1990’da Güneş gazetesinde başladı. Daha sonra Tempo dergisi ve Yeni Yüzyıl gazetesinde çalıştı. Haberci adlı televizyon belgeselinin metin yazarlığını yaptı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazı ve röportajları yayımlandı. 2013-2021 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Yapıtları: Adalet Cimcoz/Bir Yaşamöyküsü Denemesi (biyografi, 2000), Beş Sevim Apartmanı (roman, 2003), Sevgili Doğan Kardeş (araştırma, 2003), Kırmızı Zaman (roman, 2004), Aşkın Sonu Cinayet-tir/Pınar Kür’le Hayat ve Edebiyat (söyleşi, 2006), Şahbaz’ın Harikulade Yılı 1979 (roman, 2007), Dolapdere/Kürt Kediler Çingene Kele-bekler (deneme, 2009), Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey (roman, 2010), Deli Kadın Hikâyeleri (öykü, 2011), Darbeli Kalemler (derleme, 2011), Gergedan/Büyük Küfür Kitabı (öykü, 2019), Alayına İsyan (deneme, 2020), Başkalarının Tanrısı (roman, 2022).
Mine Söğüt sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri












“Kaçmak, korkakların işidir.”
“İnsanlar yaşasın diye,savaşmak kadar büyük bir yalan yok bu dünyada.”
“Kutsal kitaplar her şeyin cevabını verir, bir bu sorunun cevabında susarlar. “Neden?” sorusu Tanrıya sorulmayacak tek sorudur. Tanrı evreni neden yarattı? Bu soruya en yakın cevap, “Kendini görmek için” olabilir. Peki Tanrı kendini görmek için yarattığı evrende gördüklerinden memnun mudur?”
“İnsanlar yaşasın diye,savaşmak kadar büyük bir yalan yok bu dünyada.”
“Kutsal kitaplar her şeyin cevabını verir, bir bu sorunun cevabında susarlar. “Neden?” sorusu Tanrıya sorulmayacak tek sorudur. Tanrı evreni neden yarattı? Bu soruya en yakın cevap, “Kendini görmek için” olabilir. Peki Tanrı kendini görmek için yarattığı evrende gördüklerinden memnun mudur?”
“İnsanlar yaşasın diye,savaşmak kadar büyük bir yalan yok bu dünyada.”
“Kaçmak, korkakların işidir.”
Şahbaz'ın yaşamında karşılaştığı en büyük engel nedir ve bu engel onun kimliğini nasıl şekillendirir?