"“Açık bir gerçekten daha yanıltıcı bir şey olamaz”" — Sahte Sultan
‘Dünya yıkılacak olsa bile adalet yerini bulmalıdır’ On dokuzuncu yüzyılda padişahın davetiyle İstanbul’a gelmiş bir İtalyan ressamın, kayıp olduğu düşünülen gizemli tablosu, şans eseri bulunduktan seksen yıl sonra sergilenmek üzere Londra’ya gönderilir. Ancak Londra’da büyük skandala yol açan bir gelişme yaşanır. Bu olayın arkasındaki karanlık ağın ucu en yüksek yerlere kadar uzanmaktadır. Avukatlığa başlamanın eşiğindeki Murat, Avukat Rüya, Savcı Koray ve Komiser Tarık, farklı yönlerden başladıkları ve sonra güç birliği içinde sürdürdükleri araştırmaları sonunda gerçeğe ulaşacaklar mı? Birbiriyle iç içe birçok karmaşık ilişkinin her anını kuşattığı olaylar zincirinin düğümü çözülebilecek mi? Heyecan, gerilim ve sürprizlerle dolu bir polisiye... Sahte Sultan, Mahfi Eğilmez’in polisiye türünde ikinci romanı. Hititlerle ilgili çok ilgi çeken iki belgesel tarihi öykü kitabından (Anitta’nın Laneti, Hattuşa’dan Kaçış) sonra polisiye türündeki ilk romanı olan Inferis de çok satanlar listesinde haftalarca üst sıralarda yer almıştı.
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Sahte Sultan, bireylerin iktidar hırsı ve manipülasyon temaları etrafında dönen bir hikaye sunar. Ana karakter, toplumda yükselmek adına sahte bir kimlik oluşturur ve bu kimlik üzerinden başkalarını etkileme çabası içerisine girer. Roman, bu süreçte karakterin içsel çatışmalarını, iktidar tutkusunu ve bunun getirdiği sonuçları derinlemesine işler. İlerleyen bölümlerde, sahte kimliklerin ifşası ve gerçeğin ortaya çıkması, karakterlerin yaşamlarını köklü bir şekilde etkiler. İktidarın geçici doğası ve insan ilişkilerinin karmaşıklığı, okuyucuya güçlü bir anlatımla sunulur. Sonuç olarak, Sahte Sultan, okuyucuyu düşündüren, sorgulayan ve insan doğasının karanlık yönlerini gözler önüne seren bir eser olarak öne çıkar.
Sahte Sultan, bireylerin güç ve iktidar tutkusunu sorgulayan bir temaya sahiptir. Roman, insanların kendi çıkarları doğrultusunda nasıl manipüle edilebileceğini ve toplumun bu duruma tepkisini inceler. İktidarın getirdiği sorumluluklar ve bu sorumlulukların ihlali, karakterlerin yaşamları üzerinden sorgulanarak, okuyucuya derin bir düşünme fırsatı sunar. Bu tema aracılığıyla, sahte kimlikler ve gerçek güç arasındaki farklar, bireylerin kendilerini kanıtlama çabaları ve toplumsal yapının çöküşü gibi kavramlar üzerinde durulmaktadır. Roman, bu unsurların birleşimiyle, okuyucuyu iktidarın geçiciliği ve insan ruhunun karanlık yönleri üzerine düşünmeye yönlendirir.
Sahte Sultan'daki karakterler, insan doğasının karmaşıklığını yansıtır. Ana karakter, hırsı ve güç arzusu ile öne çıkarak, kendi çıkarları doğrultusunda başkalarını manipüle eden bir figür olarak karşımıza çıkar. Bu karakterin etrafındaki diğer bireyler, onun etkisi altında şekillenir ve kendi iç çatışmaları ile yüzleşmek zorunda kalırlar. Her biri, güç arayışının getirdiği ikilemlerle boğuşurken, okuyucuya derinlemesine bir karakter analizi sunar. Bu karakterler aracılığıyla, insan ilişkilerinin kırılganlığı ve iktidarın insan üzerinde yarattığı etkiler, çarpıcı bir şekilde ortaya konur.
Roman, karakterlerin psikolojik derinliklerini keşfederken, iktidar arzusunun bireyler üzerindeki etkilerini ele alır. Ana karakterin hırsı ve sahte kimliği, içsel bir çatışma yaratır. Bu çatışma, karakterin kendine yabancılaşmasına ve çevresiyle olan ilişkilerinin bozulmasına neden olur. İktidara ulaşma çabası, bir yandan özgüveni artırırken, diğer yandan yalnızlık ve kaygı duygularını da beraberinde getirir. Bu psikolojik çözümleme, okuyucuya karakterin motivasyonlarını ve içsel dünyasını anlama fırsatı sunar. Bu bağlamda, sahte kimlik ve gerçek benlik arasındaki çatışma, bireyin ruhsal durumunu derinlemesine etkileyen bir unsur olarak ön plana çıkar.
Sahte Sultan, bireylerin gerçeklik algısı ve kimlik kavramı üzerine felsefi bir sorgulama yapar. İktidarın geçiciliği ve bireyin kendi kimliğini bulma çabası, romanın temel felsefi tartışmalarından biridir. Gerçek ve sahte arasındaki çizgi, insanın varoluşunu sorgulamasına neden olurken, iktidarın doğası üzerine düşünmeye sevk eder. Bu bağlamda, roman, güç ve etik arasında bir denge arayışı içinde olan bireylerin yaşadığı ikilemleri ele alarak, okuyucuya derin düşünme fırsatı sunar. Sahte kimlikler aracılığıyla, insanın kendini gerçekleştirme çabası, felsefi bir derinlik kazanır.
Sahte Sultan, günümüz toplumunda iktidar, hırs ve manipülasyon temalarını işlerken, aynı zamanda tarihsel bağlamda da önemli ipuçları sunar. İktidarın nasıl kazanıldığı ve kaybedildiği, tarih boyunca birçok örnekle kanıtlanmıştır. Roman, bu tarihi bağlamı göz önünde bulundurarak, bireylerin iktidar arayışlarının geçmişteki örnekleriyle paralellik gösterdiğini ortaya koyar. Tarihsel figürlerin ve olayların etkisi, karakterlerin seçimlerini ve davranışlarını şekillendiren önemli bir unsur haline gelir. Bu bağlamda, roman, geçmişin izlerini günümüzle birleştirerek, iktidar ve insan ilişkileri üzerine derin bir perspektif sunar.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
"“Açık bir gerçekten daha yanıltıcı bir şey olamaz”" — Sahte Sultan
İçerik eklemek için giriş yap.
Tavsiye ederim
Atmosferi muhteşem, başlangıçtan sonu kadar tutuyor.
Tarz olarak bana göre değildi ama yazar başarılı.
Düşündürücü, sonu hâlâ kafamda dönüyor.
Akıcı kitap
Bu kitabı herkese öneririm. Tek kelime: harika.
Etkileyici
Düşündürücü, sonu hâlâ kafamda dönüyor.
İçerik eklemek için giriş yap.
““Açık bir gerçekten daha yanıltıcı bir şey olamaz””
“….. Bu alışkanlıklarından taviz vermeden bir kadınla yaşayamayacağını düşündüğü için hiç evlenmemişti.”
“Seviyordu bu kenti; kalabalıktı, gürültülüydü, saygısızdı, disiplinsizdi ama yinede seviyordu.”
İçerik eklemek için giriş yap.
Sahte Sultan, bireylerin güç arayışlarının toplumsal sonuçları üzerine ne tür dersler veriyor?
Sahte Sultan, bireylerin güç arayışlarının toplumsal sonuçları üzerine ne tür dersler veriyor?
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
İstanbul'da doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni (iktisat ve maliye bölümü) bitirdi. Doktorasını Gazi Üniversitesi'nden 'Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Finansmanı' başlıklı tezi savunarak aldı. Maliye Müfettiş Muavini olarak başladığı kamu hizmetinde Maliye Müfettişi, Maliye Başmüfettişi, Gelirler Genel Müdür Yardımcısı (tedvir), Hazine Genel Sekreterliği Daire Başkanı, Genel Mü dür Yardımcısı, Washington Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Müşaviri, Kamu Finansmanı Genel Müdürü, Hazine Müsteşar Yardımcısı, Washington Büyükelçiliği Ekonomi Ticaret Başmüşaviri olarak görev yaptı. 1997 yılının Temmuz ayında Hazine Müsteşarı olarak atandı, aynı yılın Aralık ayında bu görevden istifa ederek kamu görevinden ayrıldı. Hazine'de görev yaptığı dönemlerde Temsan (Türkiye Elektromekanik Sanayii A.Ş.), TEK (Türkiye Elektrik Kurumu) yönetim kurulu üyeliklerinde, YÖK (Yüksek Öğretim Kurumu) üyeliğinde, Dünya Bankası ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası guvernör vekilliği ve guvernörlüğünde bulundu. Kamu kesiminden ayrıldıktan sonra özel kesimde, çeşitli kuruluşlarda yönetim kurulu danışmanlığı, yönetim kurulu başkanlığı ve üyeliği yaptı. İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde on yıl öğretim görevlisi olarak ders verdi. Yeni Yüzyıl ve Radikal Gazetelerinde, aylık CNBCe Business dergisinde köşe yazıları yazdı, CBNCe ve NTV televizyonlarında ekonomi danışmanı ve yorumcusu olarak çalıştı. Kadir Has Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak ders veriyor. Hitit uygarlığının tanıtılmasına yaptığı katkılar nedeniyle Çorum ve Hattuşa (Boğazkale) belediyelerince fahri hemşehrilikle ödüllendirildi, Türk Eskiçağ Enstitüsü'ne muhabir üye olarak seçildi.
Mahfi Eğilmez sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri












““Açık bir gerçekten daha yanıltıcı bir şey olamaz””
““Açık bir gerçekten daha yanıltıcı bir şey olamaz””
“Sherlock Holmes: ‘ Yeterli veriye sahip olmadan bir teori kurmak büyük bir hata olur. Bunu yapan kişi teorisini gerçeklere uydurmak yerine gerçekleri, eğip bükerek, teorisine uydurmaya çalışır.’”
“Seviyordu bu kenti; kalabalıktı, gürültülüydü, saygısızdı, disiplinsizdi ama yinede seviyordu.”
“Sherlock Holmes: ‘ Yeterli veriye sahip olmadan bir teori kurmak büyük bir hata olur. Bunu yapan kişi teorisini gerçeklere uydurmak yerine gerçekleri, eğip bükerek, teorisine uydurmaya çalışır.’”
“….. Bu alışkanlıklarından taviz vermeden bir kadınla yaşayamayacağını düşündüğü için hiç evlenmemişti.”
“Sherlock Holmes: ‘ Yeterli veriye sahip olmadan bir teori kurmak büyük bir hata olur. Bunu yapan kişi teorisini gerçeklere uydurmak yerine gerçekleri, eğip bükerek, teorisine uydurmaya çalışır.’”
“Seviyordu bu kenti; kalabalıktı, gürültülüydü, saygısızdı, disiplinsizdi ama yinede seviyordu.”
“….. Bu alışkanlıklarından taviz vermeden bir kadınla yaşayamayacağını düşündüğü için hiç evlenmemişti.”