Çayımı, kahvemi alıyım bir solukta akıcı bir kitap okuyum diyenlerdenseniz bu kitap tam size göre. 🙃 Kitabın az sayfalı ve dolu bir akışa sahip olma tarzını Stefan Zweig'in kitaplarına benzettim. Kurgusunu ise Nuri Bilge Ceylan'ın yönetmenliğini yaptığı Kuru Otlar Üstünde filminin kurgusuna benzettim. Maalesef bu topraklarda hiçte istemediğimiz ataerkillik, kan davası, toplumsal eşitsizlik, bölgesel kast gibi temalara kısa ama akılda kalıcı bir şekilde değinmiş yazarımız. Sonu biraz muğlak, son okuyucuya bırakılmış, bu tarz sonlar benim sevdiğim bir tarz değil ama sık sık sinemacıların ve yazarların yaptığı bir hamle. 😊 Kitap veya film bitse dahi hikaye kafanızda sürüyor, bitmiyor. Tam da istedikleri gibi. 🙃 Kitapta sevdiğim bölümler; ✨️ Çocukluğundaki bilinçsiz aceleciliğe kızıyorsun ama hala acele ediyor, gözyaşlarını silmek için avucunu hazırlıyorsun. Ağlasana biraz. Otuz yaşındasın ve senin bir zamanlar yaptıklarının aynısını yapanlar; seni, kaybettiğin çocukluğunda yolculuğa çıkarıyorlar. ✨️ Vedalar da ikiye ayrılırdı. Bazı vedalar yeni bir hayat için ihtiyaç ve bazı vedalarsa zorla elden alınmış hayatlar için ıstıraptı. İyi okumalar.🙋🏼♀️❤️📚








