Geçmişin Ağırlığını Hissetmek
Sandık Lekesi'ni okuduğumda, Kaygusuz'un anıları nasıl saydamlaştırdığına, onları günümüzün içine nasıl dokuttuğuna hayran kaldım. Kitabın en güzel yanı, hiç acele etmemesi — tempo öyle ölçülü ki, karakterin iç çatışmasını yaşıyor gibi hissediyorsun, tıpkı onun gibi adım adım geçmişle yüzleşiyorsun. Sema Kaygusuz, bireysel bir hikayeyi anlatırken, aile bağlarının ve toplumsal baskıların ne kadar karmaşık bir ağ oluşturduğunu gösteriyor, ve bu ağ kitabın her sayfasında hissediliyor. Okurken kendimi o sandığın içinde buldum, kendi geçmişimle de hesaplaşmak zorunda kaldım.




















