Güzelliğin Ardındaki Boşluk
Sarrasine'i okurken kendimi garip bir yerde buldum — Sarrasine'in tutkusu beni çekti ama aynı zamanda rahatsız etti. Balzac, bu adamın bir opera sanatçısına olan obsesyonunu anlatırken, aşkın ne kadar kör edici olabileceğini gösteriyor; karakterin gerçekliği görmek yerine kendi hayalini görmesi beni çok rahatsız etti. Romanın sonuna doğru, aşkın ve sanatın birbirini nasıl tükettiğini fark ettiğimde, kitap bende bir tür hüzün ve hayal kırıklığı bıraktı — sanki bir şeye inanmak için kendini kandırmanın fiyatını öğreniyordum. Klasik bir eser olsa da, Balzac'ın bu kadar acımasız olmayı seçmesi beni etkiledi, ama aynı zamanda biraz boğucu geldi.















