'Şehir, ey şehir', Mustafa Armağan'ın modern yaşamın getirdiği zorlukları ve şehir hayatının birey üzerindeki etkilerini derinlemesine incelediği bir romandır. Roman, karakterlerin farklı yaşam öyküleri etrafında şekillenirken, şehir de bir karakter gibi işlev görmektedir. Ana karakter, şehre dair hissettiği korku, sevgi ve yabancılaşma duyguları ile kendi kimliğini bulmaya çalışır. Zamanla şehir, onun için hem bir sığınak hem de bir hapishane haline gelir. Armağan, şehrin geçmişiyle günümüzdeki hali arasında bir köprü kurarak, okuyucuya şehrin değişen yüzünü gösterir. Roman boyunca şehirle olan bağları sorgulayan karakterler, okuyucunun da şehir algısını sorgulamasını sağlar. Sonuç olarak, 'Şehir, ey şehir', sadece bir roman değil, aynı zamanda bir düşünce ve sorgulama metnidir.