Zamanın Içinde Kaybolmak
Şerare'yi okurken kendimi bir labirentte hissettim — her sayfada geçmiş, bugün ve imgelemeler öyle iç içe geçmiş ki neyin gerçek neyin rüya olduğu belirsiz kalıyor. Temel'in bu kırılgan, çelişkili karakterleri bana bir tür hüzün bıraktı; sanki her biri kendi çatladıkapısının arkasında yaşayan, ama birbirini anlamaya çabalayan insanlar. Kitabı bitirdiğimde sadece bir hikaye okumuş olmadığımı, aslında zamanın ve belleğin ne kadar tuhaf bir şey olduğunu yeniden hissetmiş olduğumu anladım — bu da beni derinden sarsıp gitti.










