Sherlock Holmes'ün Maceraları, 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başları arasında geçmektedir. Bu dönem, sanayileşmenin hızlandığı, toplumsal değişimlerin yaşandığı ve suç oranlarının arttığı bir zaman dilimidir. Doyle'un eserleri, bu tarihi bağlamda, Viktorya dönemi Londra'sının sosyal yapısını ve sınıf farklılıklarını yansıtır. Holmes'un karakteri, bu dönemde bilimsel akıl yürütme ve mantığın önemini simgeler. Suçun ve gizemin artışı, dönemin toplumsal korkularını ve kaygılarını ortaya koyarken, aynı zamanda dedektiflik türünün de yükselişini müjdelemiştir. Doyle, Holmes aracılığıyla bu karmaşık toplumsal yapıyı ve suçun doğasını irdeleyerek, edebi anlamda önemli bir miras bırakmıştır.