Eco'nun Oyun Hızı Büyüledi Beni
İlk sayfalardan itibaren Colonna'nın çıkmazında hapsoldum—Eco'nun tempo ayarı öyle ustaca ki, asla çıkmayacak bir gazeteyi hazırlamanın sıradanlığı birden felsefi bir maceraya dönüşüyor. Kitap ne zaman yavaşlayacak diye bekliyorsun ama o, her sıfır sayıyla birlikte senin merakını da sıfırdan başlatıyor; karakterlerin planlarının çakışması, intrigaların katmanlaşması, gerçek ile sahte arasındaki sınırın bulanıklaşması—hepsi öyle akıcı bir ritimle ilerliyorki sayfaları çevirmekten eliniz almıyor. Eco burada sadece bir roman yazıyor değil, okuyucuyu da gazete çıkarmanın oyununa dahil ediyor, ve o oyunun hızı, belirsizliği seni sonuna kadar tutsak alıyor.


















