Yazarın İç Çatışması Bizi Yakalıyor
Bener'in bu kitabında beni en çok çeken şey, karakterlerin aslında yazarın kendisiyle girdiği diyalog olması — bir tarafta vicdan, diğer tarafta sanat, ikisinin de birbirini yırtması. Karakterler tam birer insan değil, sanki yazarın zihnindeki sorular yürüyüp konuşuyor; onların tutarsızlığı, kararsızlığı, hatta bizi tatmin etmemesi bile kasıtlı gibi geliyor. Çünkü Bener kendisi de sıkılmış, içi kararmış, ama işte bu huzursuzluğu bize aktarması, okurken ben de o huzursuzluğu hissettim — ve bu çok nadir bir şey, çok güçlü bir şey.


















