Bu kitapta, haksız işten çıkarılmama hakkı, sosyal devlet ve küreselleşme arka planı çerçevesinde ele alınmış, neo-liberal küreselleşmenin çalışma hayatı ve çalışanın insan hakları üzerindeki olumsuz etkilerini sınırlandırmanın bir yolu olarak bütüncül insan hakları anlayışı önerilmiştir. Bu bağlamda insana yakışır iş paradigması, bunun bir parçası olan iş güvencesi ilkesi ve haksız işten çıkarılmama hakkı, öncelikle Uluslararası Çalışma Örgütü düzleminde ve 158 sayılı İş İlişkisinin Sona Erdirilmesi Sözleşmesi özelinde analiz edilmiş, sonrasında Avrupa Konseyi düzleminde Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi bağlamında ele alınmıştır. Uluslararası Çalışma Örgütü ile Avrupa Konseyi arasındaki yakın ilişki ve yine Avrupa Sosyal Şartı ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi arasındaki bütünsellik irdelendikten sonra, haksız işten çıkarılmama hakkı, Avrupa Sosyal Hakları Komitesi'nin gerek rapor usulü gerekse toplu şikayet başvurusu çerçevesinde oluşturduğu standartlar ışığında incelenmiştir. Bu hakka, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sisteminde dolaylı bir koruma sağlayan özel hayata saygı hakkı, din ve vicdan özgürlüğü, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve ayrımcılık yasağı, özel hukuk iş ilişkilerinde bireysel işten çıkarma bağlamında analiz edilmiştir. Adil yargılanma hakkı da, haksız işten çıkarılmama hakkı ile bağlantılı olarak ayrıca incelenmiştir. Kitapta her bölümde ayrıca COVID-19 pandemisi ile bağlantılı değerlendirmeler yapılmıştır.
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Sosyal Devlet ve Küreselleşme Ekseninde Haksız İşten Çıkarılmama Hakkı, Dr. Gülay Arslan Öncü tarafından kaleme alınmış ve 2022 yılında yayımlanmıştır. Kitap, küreselleşmenin iş güvencesi üzerindeki olumsuz etkilerini ve sosyal devletin bu olumsuzluklara karşı nasıl bir koruma sağladığını irdelemektedir. Yazar, haksız yere işten çıkarılma durumunun bireyler üzerindeki etkilerini, hukuksal çerçevede ele alarak, bu durumun toplumsal sonuçlarını da sorgulamaktadır. İş güvencesi, sosyal adalet ve bireysel haklar arasındaki dengeyi gözeten bir yaklaşım sergileyen yazar, uluslararası sözleşmeler ve ulusal mevzuatlar ışığında durumu değerlendirmekte ve önerilerde bulunmaktadır. Kitap, okuyuculara, işten çıkarılmanın hukuki boyutlarını anlamaları için gerekli bilgileri sunmakta ve sosyal devletin iş güvencesi konusundaki rolünü sorgulamalarını sağlamaktadır.
Bu kitap, sosyal devlet anlayışı ile küreselleşmenin etkilerini iş hukuku perspektifinden ele alarak, haksız işten çıkarılmama hakkının önemini vurgulamaktadır. Küreselleşme süreci, iş güvencesini tehdit eden dinamikler barındırırken, sosyal devlet ilkeleri bu tehditlere karşı bir kalkan işlevi görmektedir. Yazar, haksız yere işten çıkarılmanın yalnızca bireylerin hakları açısından değil, aynı zamanda toplumsal bütünlük ve adalet anlayışı bakımından da nasıl bir sorun oluşturduğunu derinlemesine inceliyor. Bu bağlamda, sosyal devletin rolü ve iş güvencesinin korunması konusundaki hukuki düzenlemeler üzerinde durulmakta, bu düzenlemelerin etkinliğine dair eleştiriler getirilmektedir.
Bu kitapta belirli bir karakter analizi bulunmamaktadır; zira eserin teması daha çok toplumsal ve hukuksal bir mesele üzerine inşa edilmiştir. Ancak, yazar Dr. Gülay Arslan Öncü, işçi hakları ve sosyal devlet anlayışını savunan bir akademisyen olarak, okuyuculara güçlü bir perspektif sunmaktadır. Yazarın çalışmaları, iş güvencesine dair haksız uygulamaların önlenmesi ve sosyal adaletin sağlanması adına önemli bir katkı sunmakta, okuyucuları bu konularda düşünmeye teşvik etmektedir.
Dr. Gülay Arslan Öncü'nün eseri, haksız işten çıkarılmanın psikolojik etkilerine de dolaylı olarak değinmektedir. İş kaybı, bireylerin kimlikleri, aidiyet duyguları ve toplumsal statüleri üzerinde derin yaralar açabilir. Bu durum, bireylerin psikolojik sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir ve kaygı, stres gibi ruhsal bozuklukların ortaya çıkmasına neden olabilir. Yazar, sosyal devletin iş güvencesi sağlaması durumunda, bireylerin ruhsal durumlarının iyileşeceğine ve toplumsal huzurun sağlanacağına dair bir perspektif sunarak, hukuksal düzenlemelerin sadece yasal değil, aynı zamanda insani bir değer taşıdığını vurgulamaktadır.
Kitap, sosyal devlet ve bireysel haklar arasındaki felsefi tartışmalara ışık tutmaktadır. Haksız işten çıkarılmama hakkı, bireylerin onurlu bir yaşam sürmeleri ve toplumsal adaletin sağlanması açısından hayati öneme sahiptir. Yazar, bireyin haklarının korunmasının yalnızca hukuksal bir gereklilik değil, aynı zamanda etik bir sorumluluk olduğunu savunmaktadır. Felsefi açıdan bakıldığında, sosyal devlet anlayışının, insanın doğuştan sahip olduğu hakları koruma yükümlülüğü taşıdığı iddiası, eserin temel taşlarından birini oluşturmaktadır. Bu bağlamda, bireylerin iş güvencesi ve sosyal hakları üzerine düşünmek, toplumsal bir sorumluluk haline gelmektedir.
Bu kitap, sosyo-ekonomik dönüşümlerin hız kazandığı küreselleşme döneminde, iş hukuku alanında yaşanan değişimleri incelemektedir. Tarihsel olarak, sosyal devlet uygulamaları, işçilerin haklarının korunmasını amaçlarken, küreselleşme ile birlikte bu hakların tehdit altında olduğu görülmektedir. Yazar, geçmişteki sosyal devlet anlayışının gelişimini, iş güvencesinin tarihsel bağlamda nasıl evrildiğini ve günümüzde karşılaştığı zorlukları ele almaktadır. İşten çıkarılma hakkı, tarihsel süreç içerisinde farklı toplumlarda farklı şekillerde yorumlanmış, bu bağlamda yazar, sosyal devletin bu tarihsel dönüşümler içindeki rolünü vurgulamakta ve güncel örneklerle desteklemektedir.
Bu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.