Prof. Dr. Suraiya Faroqhi’nin on yedinci ve on sekizinci yüzyıl İstanbul’undaki mücadeleler, şenlikler ve felaketler üzerine yazdığı İngilizce makalelerden oluşan kitap. In this curation of her recent articles, Suraiya Faroqhi takes the reader to seventeenth- and eighteenth-century Istanbul, with occasional forays into earlier and later periods. The city’s “ordinary” inhabitants take center stage. While epidemics and large-scale conflagrations might wreck lives overnight, the residents of Istanbul worked hard to keep alive and feed their families. From the foods eaten and the streets traversed, to the miseries endured because of recurring fires, Surviving Istanbul illustrates a city of immigrants, slaves, artisans, and rural dwellers supplying the urban markets, with all the struggles that living in (and around) the city entailed. However, this was a population of youngsters, who whenever possible were good at finding opportunities for fun and games, at public festivities or when taking a swim in a river emptying into the Bosporus. Using archival and narrative sources, especially the impressions of Evliya Çelebi (1611–about 1685), this book is a mosaic depicting what daily life may have looked like in pre-modern Istanbul. Suraiya Faroqhi is a professor of history at Ibn Haldun University, Istanbul.
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Surviving Istanbul Struggles, Feasts And Calamities In The Seventeenth And Eighteenth Centuries, 17. ve 18. yüzyıllarda İstanbul'da yaşanan sosyal, ekonomik ve kültürel olayları inceliyor. Suraiya Faroqhi, bu dönemde İstanbul'un nasıl bir merkez haline geldiğini, farklı etnik ve sosyal grupların nasıl etkileşimde bulunduğunu anlatıyor. Kitap, dönemin zorluklarıyla birlikte, çeşitli kutlamaların ve festivallerin de izlerini taşıyor. Ayrıca, İstanbul'un felaketlerle dolu tarihine de ışık tutarak, büyük yangınlar, salgın hastalıklar ve diğer doğal afetlerin şehir üzerindeki etkilerini ele alıyor. Faroqhi, bu olayların halk üzerindeki etkilerini ve insanların hayatta kalma stratejilerini detaylı bir biçimde aktarıyor. İstanbul'un karmaşık yapısını ve insanlarının bu yapıda nasıl yer aldığını gözler önüne sererek, okuyucularına derinlemesine bir tarihsel perspektif sunuyor.
Kitap, 17. ve 18. yüzyıllarda İstanbul'un sosyal, ekonomik ve kültürel dinamiklerini keşfederek, bu dönemlerin zorlukları, kutlamaları ve felaketleri etrafında şekillenen insan yaşamını ele alıyor. Suraiya Faroqhi, dönemin çeşitli sosyal sınıflarını, etnik gruplarını ve inançlarını inceleyerek, İstanbul'un kozmopolit yapısını ve bu yapının nasıl etkileşim kurduğunu gözler önüne seriyor. Bu bağlamda, şehirdeki günlük yaşamın karmaşası, insanların hayatta kalma mücadelesi ve toplumsal ilişkilerin dinamikleri gibi temalar işleniyor. Kitap, tarihi bir belgesel niteliği taşırken, aynı zamanda okuyucuyu dönemin ruhuna da götürüyor.
Bu kitapta karakterler, dönemin İstanbul'unun çok katmanlı yapısını temsil eden çeşitli sosyal gruplardan oluşuyor. Yazar, farklı etnik kökenlere ve sosyal sınıflara mensup kişilerin yaşamlarına odaklanarak, onların hayatta kalma mücadelelerini, geleneklerini ve toplumsal etkileşimlerini sergiliyor. Bu karakterler, hem bireysel hikayeleriyle hem de kolektif deneyimleriyle, İstanbul'un tarihine ışık tutuyor. Her bir karakter, dönemin zorlukları ve kutlamaları arasında gidip gelirken, okuyucuya bu karmaşık yapının içinde yer alan insanları tanıma fırsatı sunuyor.
Kitap, İstanbul'un 17. ve 18. yüzyılındaki zorluklarla başa çıkan insanların psikolojik durumlarını da ele alıyor. Zor koşullar altında hayatta kalma mücadelesi veren bireylerin, stres ve belirsizlikle baş etme biçimleri, toplumsal dayanışma ve bireysel yalnızlık gibi temalar üzerinden inceleniyor. İnsanların yaşadığı travmalar, kayıplar ve belirsizlikler, dönemin ruhunu şekillendiren önemli unsurlar olarak öne çıkıyor. Faroqhi, karakterlerin içsel dünyalarını ve duygusal tepkilerini aktararak, okuyucunun bu zorluklarla nasıl başa çıktığını anlamasına yardımcı oluyor.
Felsefi olarak, kitap insan yaşamının geçiciliği ve tarihsel olayların insanlık üzerindeki kalıcı etkileri üzerine derin düşüncelere yol açıyor. Dönemsel felaketler ve kutlamalar, insan doğasının karmaşık yönlerini ve toplumların dayanıklılığını sorguluyor. Dönemin insanları, zorluklar karşısında nasıl bir varoluş mücadelesi verdiklerini ve hayatta kalma arzusunun insan ruhunun derinliklerindeki yeri üzerine düşünmeye teşvik ediliyor. Bu bağlamda, tarihsel olayların insan yaşamındaki yeri ve anlamı üzerine felsefi bir tartışma sunuluyor.
Kitap, 17. ve 18. yüzyıllar arasındaki İstanbul'un tarihine dair kapsamlı bir bakış açısı sunuyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun zirve döneminin sonlarına yaklaşırken, İstanbul'un sosyal ve ekonomik yapısındaki değişimler ele alınıyor. Şehir, bir kültürel ve ticari merkez olmasının yanı sıra, dönemin siyasi çalkantaları, savaşlar ve doğal afetlerle de şekilleniyor. Yazar, İstanbul'un tarihi olaylarını ve bu olayların halk üzerindeki etkilerini incelerken, okuyuculara bu dönemin karmaşık yapısını anlama fırsatı veriyor.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
1941’de Berlin’de doğdu. Hamburg, İstanbul ve Bloomington/Indiana üniversitelerinde okudu. 1971-87 arası ODTÜ’de görev yaptı; bu üniversitede 1980’de doçent, 1986’da profesör oldu. 1988’den beri Münih’te Ludwig Maximilian Üniversitesi’nde Ortadoğu Tarihi ve Kültürü ve Türk Araştırmaları Enstitüsü’nde çalışıyor.
Suraiya Faroqhi sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri











