Helal olsun be Meri!.. Tam zamanında yakaladın “gastronostalji”yi. Özellikle 50 yaşın üzerinde, İstanbul’da doğmuş, yaşamış, gelmiş, gitmiş, kadın, erkek herkesin okuması ve okutması gereken, eşsiz bir “gastrobelgesel” olmuş bu kitap... Köklerinden kopmamış bir İstanbul hanımefendisinin, bütün duygusallığı ile mertçe kaleme aldığı lezzet hasretini yansıtan, özlenen tatlarla dopdolu bu kitap gerçekten nefis. Afiyet olsun. M. Vasfi PAKMAN Türkiye Lezzet Hareketi Genel Başkanı Meri Simyonidis’in İstanbul Tadım Tuzum Hayatım isimli kitabını Mezedaki’yi ilk ziyaretimde almış ve büyük bir keyifle okumuştum. Eminim benim gibi pek çok okurdan bu kitap için bir cümle yorum istense, herkes “Tadı damağımda kaldı,” derdi. Meri Hanım da bunu hissetmiş olmalı ki, yeni kitabının adını Tadı Damağımda Kaldı koymuş. Bu kitabın, Türk mutfak kültüründe kilometre taşlarından biri olacağına inanıyorum. Reha Tartıcı Köşe Yazarı Kitap Bitti, Tadı Damağımda Kaldı... Sevgili Meri Simyonidis öyle bir kitap yazmış ki, gerçekten de bu bir İstanbul mutfağı ansiklopedisi. Ermenisinden Rumuna, Levanteninden Türküne... Bizans’tan başlayıp Osmanlı ile devam eden ve bugüne kadar uzanan gerçek bir İstanbul sofrası pusulası. Tadı Damağımda Kaldı’da yok yok. Sayfalar aktıkça anlıyorsunuz ki ne Fransız ne İtalyan ne de bir başka kültürel miras... İstanbul mutfağı, insanlık için en büyük ve en zengin lezzet mirası... Gerçekten kalemine ve bilgi dağarcığına sağlık Meri. Tatlar imgesel kalmayacak bence. Son sayfayı kapattıktan sonra, birer birer damakla vuslata dönüşecek. Zeynep Kakınç Mutfak Dostları Derneği Başkanı Meri Çevik Simyonidis, kendi yolunda başarıyla ilerlemeye devam ediyor. Bu yeni kitabında “İstanbul Rum mutfağının” sınırlarını genişleterek “İstanbul ev mutfağı” diyebileceğim ve içinde hepimizin anılarını barındıran yeni bir boyuta taşımış. Azınlık mutfaklarının olmaz ise olmaz tariflerinin yanı sıra, Babagannuş’tan ev yapımı Mayonezli Amerikan Salatası’na, İzmir Lokması’ndan Çikolata Rüyası’na yok yok! Her ne kadar çok başarılı bulduğum “Mezedaki” lokantası ile profesyonel dünyaya adım attıysa da, Meri Hanım benim için eli çok lezzetli bir İstanbul hanımefendisi olarak kalacak. Bu kitap, yemek meraklılarının kütüphanesinde mutlaka bulunmalı. Osman Serim Yemek Uzmanı ve Yemek Kültürü Tarihçisi Tadı Damağımda Kaldı ’da, unutulmaya yüz tutmuş Rum mezelerinden Anadolu’ya özgü lezzetlere, rengârenk salatalardan muhteşem tatlılara onlarca tarif bulacaksınız…
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Tadı Damağımda Kaldı Dünden Bugüne İstanbul Lezzetleri, İstanbul'un gastronomik zenginliğini ve kültürel mirasını derinlemesine inceleyen bir eserdir. Meri Çevik Simyonidis, kitabında, İstanbul'un farklı mahallelerinde yaşayan toplulukların yemek alışkanlıklarını ve bu alışkanlıkların zaman içindeki evrimini ele alır. Kitap, sokak lezzetlerinden geleneksel tariflere uzanan geniş bir yelpazeyi kapsar ve okuyucuları İstanbul'un ruhunu, tarihini ve kültürel çeşitliliğini keşfetmeye davet eder. Yazar, yalnızca yemek tarifleri sunmakla kalmaz, aynı zamanda her bir yemeğin ardında yatan hikayeleri, toplumsal etkileşimleri ve kültürel mirası da gözler önüne serer. Bu bağlamda, İstanbul'un yemek kültürü, şehrin tarihi ve sosyo-kültürel yapısıyla iç içe geçmiş olarak sunulmaktadır. Okuyucular, bu eser aracılığıyla hem damak tadına hem de zihinsel bir yolculuğa çıkacaklar.
Kitap, İstanbul'un zengin ve çeşitli mutfak kültürünü ele alarak, şehrin tarihine ve sosyo-kültürel yapısına ışık tutmaktadır. Yazar, yemeklerin yalnızca birer lezzet değil, aynı zamanda birer tarih ve hafıza unsuru olduğunu vurgular. İstanbul'un farklı bölgelerinde yaşayan toplumların yemek alışkanlıkları, gelenekleri ve görenekleri üzerinden şehrin çok kültürlülüğünü gözler önüne serer. Bu bağlamda, yemeklerin insan ilişkileri, sosyal etkileşimler ve kimlik oluşturma süreçleri üzerindeki etkisi de irdelenmektedir. Kitap, okuyucuya sadece yemek tarifleri sunmakla kalmaz, aynı zamanda İstanbul'un geçmişine ve onunla birlikte şekillenen gastronomik hafızaya da bir yolculuk vaat eder.
Bu kitapta karakterler olarak belirli bireylerden ziyade, İstanbul'un çeşitli kültürlerinin temsil ettiği toplumsal yapılar öne çıkmaktadır. Her mutfak, kendine özgü bir kimlik taşırken, bu kimliklerin birleşimi İstanbul'un zengin lezzet çeşitliliğini oluşturur. Yazar, bu kültürlerin her birinin arka planını, geleneklerini ve yemek yapma biçimlerini detaylandırarak, okuyuculara bu toplulukların ruhunu ve yaşam tarzlarını aktarır. İstanbul'un farklı mahallelerinde yaşayan insanların yemek kültürleri, onların günlük yaşamlarıyla ve tarihsel bağlamlarıyla iç içe geçmiş durumda. Dolayısıyla, her bir yemek tarifi, bir karakterin hikayesini ve geçmişini de içinde barındırmaktadır.
Kitap, yemeklerin insanların psikolojik durumları üzerindeki etkilerini de ele almaktadır. Yemeğin, yalnızca fiziksel bir ihtiyaçtan öte, duygusal bir bağ kurma aracısı olduğu vurgulanır. İnsanlar, yemekler aracılığıyla anılarını canlandırır, geçmişteki deneyimlerini yeniden yaşar ve bu sayede kendilerini tanıma fırsatı bulurlar. İstanbul'un çeşitli lezzetleri, farklı kültürlerin bir araya gelmesiyle oluşan karmaşık bir duygusal deneyim sunar. Yazar, bu bağlamda, yemeklerin insanları bir araya getiren, sosyal bağları güçlendiren ve geçmişle olan bağlantıyı canlandıran birer araç olduğunu ifade eder. Böylece, yemek kültürü, bireylerin kimliklerini ve toplumsal aidiyetlerini şekillendiren önemli bir psikolojik unsurdur.
Kitap, yemeklerin felsefi boyutunu da irdelerken, varoluş ve kimlik üzerine derin düşüncelere kapı aralar. Yemeğin, sadece bir beslenme aracı değil, aynı zamanda kültürel ve bireysel kimliğin bir yansıması olduğu fikrini işler. İstanbul'un zengin mutfağı, farklı kültürlerin bir araya gelerek oluşturduğu bir mozaik gibidir. Bu bağlamda, yemekler, insanın varoluşsal sorgulamaları ve kendi kimliğini bulma yolculuğu ile iç içe geçer. Yazar, okuyucuyu yemeklerin ardındaki derin anlamları keşfetmeye davet ederek, gastronominin felsefi bir yolculuk olduğunu vurgular. Sonuç olarak, yemek, insanın hem bireysel hem de toplumsal kimliğini şekillendiren bir olgu olarak ele alınmaktadır.
Kitap, İstanbul'un tarihsel bağlamını ve bu bağlamda yemek kültürünün evrimini inceler. İstanbul, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve bu medeniyetlerin mutfak kültürlerini bünyesinde barındırmıştır. Yazar, Osmanlı İmparatorluğu döneminden günümüze kadar olan süreçte yemeklerin nasıl değiştiğini, hangi unsurların öne çıktığını ve bu değişimlerin toplumsal hayata olan yansımalarını aktarır. İstanbul'un coğrafi konumu, tarihi yolları ve göçmen nüfusu, mutfak kültürünün çeşitlenmesinde önemli rol oynamıştır. Bu kitap, okuyuculara İstanbul'un zengin tarihini ve bu tarihin mutfak kültürü üzerindeki etkilerini yalın bir dille sunarak, geçmişle günümüz arasında köprü kurar.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
İstanbul'un yemek kültürü, şehrin kimliği ve toplumsal yapısı üzerine ne gibi etkiler yaratmaktadır?
İstanbul'un yemek kültürü, şehrin kimliği ve toplumsal yapısı üzerine ne gibi etkiler yaratmaktadır?
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Meri Çevik Simyonidis'in Litopya kataloğunda 6 kitabı bulunuyor. Kitapları 2012-2024 yılları arasında Inkilap Kitabevi, İSTOS, SOM KİTAP etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 384 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Hobi ve Yeme-İçme kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Tadı Damağımda Kaldı Dünden Bugüne İstanbul Lezzetleri” (okur puanı 7.64). Kitabın tanıtımından: “Helal olsun be Meri!.. Tam zamanında yakaladın “gastronostalji”yi. Özellikle 50 yaşın üzerinde, İstanbul’da doğmuş, yaşamış, gelmiş, gitmiş, kadın, erkek herkesin okuması ve okutması gereken, eşsiz bir “gastrobelgesel” olmuş bu…” Litopya okurları bu kitaplara 35 puan bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.06.
Meri Çevik Simyonidis sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri