Ölümün Sessizliğinde Kendini Bulma
Avdo'nun taş ustası elleriyle ölümleri şekillendirmesi, aslında kendi ölümlülüğünü anlaması süreciymiş gibi hissettim — her sayfada bir mezar taşı kadar ağır, kadar gerçek bir şey vardı. Sönmez'in gece ve gündüz arasında çizdiği o fark beni çok yakaladı; çünkü o sessiz gecelerde Avdo'nun içsel sesini dinlerken ben de kendimle baş başa kalmışım gibi geldi, sanki yazarın beni bir aynanın karşısına oturtmuş. Kitap bittiğinde, ölüm korkusu değil, hayatın ne kadar kısa ve değerli olduğunu fark etmenin o tatlı acısı kaldı içimde — okurken hiç beklememişim böyle bir duyguya.













