Nefes Kesen Ritim, Kalp Yakan Hikaye
The Book of M'i bir oturuşta bitirdim çünkü Nadi Osman'ın yazı temposu seni hiç rahat bırakmıyor — her bölüm seni bir sonrakine çekerek ilerliyor. Özellikle ilk yarısında, Unutuş'un yayılması ve karakterlerin bununla yüzleşme şekli o kadar akıcı ve sürükleyici ki, sayfa çevirmeyi durduramıyorsun. Ory ve Max'in hikayesi de bu hızlı akışın içinde insani bir ağırlık taşıyor; sadece fantastik bir felaketten değil, sevgi ve kayıp üzerine konuşan bir kitap olduğunu fark etmek seni birdenbire durduruyor. Temposu asla düşmüyor ama duygusal derinliği de kaybetmiyor — bu denge beni gerçekten etkiledi.









