Ritim Bozuklukları İçinde Bir Başkaldırı
Ezik'in Troya Blues'u okurken kendimi kısa, neredeyse şiirsel pasajlarla uzun düşünsel bölümlerin arasında gidip gelen bir okur olarak buldum — bazen bu dalgalanma çok etkili, bazen de sizi hikayeden koparıyor. Özellikle başında kitap çok hızlı ilerliyorken, ortasında sanki yazar kendi düşüncelerine takılıp kalıyor, tempo gevşiyor ve bu da beni biraz sabırsızlandırdı. Ama dürüst olmak gerekirse, bu bölünmüş ritim belki de kasten yapılmış — savaş, zafer, kayıp hakkında yazarken belki de tam bir akışın olması uygun değil, belki de bu rahatsızlık konusunun kendisinin bir parçası. Yine de, daha dengeli bir tempo olsaydı, kitabın çok daha sürükleyici olabileceğini düşünüyorum.




