Zweig'in Hayranlığı Bulaştırmıyor
Zweig'in bu üç yazarı analiz ederken gösterdiği derinlik ve sevgi belli, ama ben okurken kendimi biraz dışarıda kaldım hissettim — sanki birinin çok yakın dostlarından bahsetmesini dinliyorum, onların harika olduklarını biliyorum ama o kadar içten bağlantı kuramıyorum. Balzac'ın toplumsal gözü, Dickens'in kalp kırıklığı, Dostoyevski'nin ruh sancısı hakkında yazılanlar bilgilendirici ve zarif, fakat Zweig'in hayranlığı beni o yazarların eserlerine doğru çekemedi — aksine onları daha uzaklaştırdı. Sanki resimli bir rehberden ziyade, biri sana eserler hakkında konuşuyor da sen orijinal eserleri merak etmiyorsun.





















