Sessizliğin içinde çarpan bir kalp
Özge Aydın Özcan'ın bu kitabı beni en çok tempo konusunda şaşırttı — kısa cümlelerle, sanki nefes almadan anlatıyor, ama hiçbir zaman aceleye gelmiyor. Ufacık bakkalın iç dünyasını bu kadar yoğun bir şekilde okuyucuya aktarması için yazarın tempoyu kusursuz tutması gerekiyordu ve gerçekten öyle yaptı. Acı ve umut arasında gidip gelen bir ritim var ki, sayfaları çevirirken kalbinin de aynı hızda çarptığını hissediyorsun. Kitabın akıcılığı öyle bir şey ki, başladıktan sonra duramıyorsun — çünkü her satırda bir parça daha fazla anlamaya başlıyorsun.






